logo

16 Eylül 2023

Sentez olmuş halkların vilayetidir Kerkük


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Eğer çok boyutlu bir sorunla karşı karşıya iseniz o sorunu bütün boyutlarıyla ele alıp, kapsamlı bir çözüm bulmak zorundasınız. Eğer, çok boyutlu sorunun sadece bir parçasına odaklanarak bütününü çözmeye yeltenirseniz, kısır döngü içine düşersiniz, sorunu çözdüğünüzü zannederken kendinizde sorun olursunuz.

     Bugün, yaşadığımız coğrafyada yaşayan toplumların maddi ve manevi sorunları iç içe geçmiştir, onun için bölge halklarının sorunları parça parça değil de, top yekün ele alınmalı,  birlikte çözme çaresi bulunmalı. Bu anlamda son dönemde gündemde olan Kerkük vilayetinin sosyolojisini örnek göstererek, bölge insanlarının huzura kavuşacağı, ortak bir seçenek bulmaya katkısı olabilir diye düşünüyorum.

     Bence bir toplumun sosyolojisini iyi algılamak için o toplumda belli bir süre yaşamak gerekir. Ancak o zaman doğru ve sağlıklı bir sonuca ulaşabilirsiniz.

     Ben, 2 yıl Kerkük’te kaldım, dünyada eşine az rastlanır bir toplumdur, Kerkük toplumu.

     Öncelikle şunu ifade edeyim, aşağıda Kerkük sosyolojisi ile ilgili yaptığım tespite Saddam ve Barzani tarafından farklı amaçlarla sonradan yerleştiren Araplar ve Kürtler dahil değildir, benim söz konusu ettiğim çok eski tarihten beri Kerkük’te yaşayan halklardır.

     Önce, Kerkük’te hangi halklar yaşıyor ona bakalım.

     – Arap Şia ve Sunniler.

     – Türkmen Sunni ve Aleviler.

     – Sunni ve Kakai Kürtler bilmeyenler için burada bir parantez açayım; kakai kürtleri  kültürel olarak Tunceli de yaşayan insanlarımızla benzerlik arz ediyorlar .

     – Bir miktarda Hristiyan’lar mevcut.

     Farklı Kürtlere sahip bu halklar, kendi öz yapısını kaybetmeden birbiriyle sentez olup, ortak ortak doku oluşturmuşlar, yani Kerkük’lü bir kişi hem Türkmen, hem Kürt hem de Araptır,  belki size garip gelir amma hatta bir miktarda Hristiyan gibidir.

     Bu insan toplumları o kadar kaynaşmışlar ki,  birbirinin dilini çok rahatlıkla konuşuyorlar.

     Bir Türk, Kerkük’e gittiğinde herkesi Türkmen zanneder. Çünkü, Kerkük’te herkes Türkçe bilir.  Keza, Kürt gittiğinde herkesi Kürt, Arap gittiğinde herkesi Arap zanneder. Ben Kerkük’te yaşadığım 2 yıl süresince,Kerkük halklarında birbirine karşı en ufak bir ayrımcılık yaptıklarını görmedim. Yani kendi kimliğini kaybetmeden, asimile olmadan  gönüllü kaynaşmanın laboratuvarı gibidir Kerkük.

     Zengin petrol yatakları olduğu halde insanları çok fakirdir, tek nedeni Irak’ta egemen olan ırkçı yapılarla yaşam tarzı farklılığıdır. Dolayısıyla, Kerkük halkları ihmal edilerek cezalandırıyorlar.

     Anlayacağınız Kerkük ne Türkmen ne Arap ne de Kürt vilayetidir, birbiriyle sentez olmuş halkların vilayetidir  .

     Türkiye’yi yönetenler Kerkük sorununu, Kerkük sosyolojisine uygun bir şekilde ele alırsa Kerkük halkının çektiği acıları sonlandırmaya öncülük edebilirler. Aslında Türkiye halkı bölge sorunu top yekün ele alırsa, çözümü de bütün halkları kapsayacak şekilde yaparsa anti emperyalist seçenek yaratabilir.

     Şu anda sayın Erdoğan’ın izlediği yöntemle Türk halkının bölge halklarını birleştirip ortak çözüme öncülük yapmasının olanağı yoktur .

     Zira, sayın Erdoğan pragmatik bir kişi  bütün planlarını iktidarda kalmak için yapıyor,  bu olgu Türkiye’nin insiyatif kullanma olanağını yok ediyor.

     Bizim sorunlarımıza emperyalist devletleri dahil ettiğimiz sürece, giderek çıkmaza düşeriz.

Share
744 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAĞIMSIZLIK BENİM KAREKTERİMDİR

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         30 Ağustos 1922…      Bir ulusun kaderinin yeniden yazıldığı gün.      Anadolu’nun işgal altında olduğu, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü, umutsuzluğun yüreklere çökmeye çalıştığı bir dönemde Türk ulusu, özgürlüğünden ve yurdundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.      Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir ordunun kazandığı askerî zafer değildir. Bu zafer; tutsaklığı re...
  • İşgal ve Kurtuluş

    08 Eylül 2026 Yazarlar

    (11 eylül 2021’te yayınlanmış)                    Kadirşinas  Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ziyadesi ile ilgilendirmelidir.         Çünkü, Yunan’lıların bölgemizde, birinci dünya savaşından sonraki, iki yıl iki ay iki gün süren işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, Bursa’mızın 11 Eylül de kurtuluşunu yaşa...
  • MAHALLE BASKISINDAN KURTULMALIYIZ!

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Günümüz Türkiye’sinde, çok acayip durumlarla karşılaşmak doğal olmuş. İnsanlarla, olguları  konuşmak imkansız denecek kadar zor bir konu olmuş. (Görünen köy kılavuz istemez) misalinde olduğu gibi, üzerinde hiç zorlanmadan mutabık olup anlaşacağımız  çok açık net konularda dahi anlaşamıyoruz ve her kafadan bir ses çıkıyor.      Zira, yaşanan olaylara bakış açımız olgulara göre değil, algılara göredir.      Olgu nedir ?     ...
  • KILIÇDAROĞLU’NDAN MEDET UMANLARA GELSİN..!

    07 Eylül 2026 Yazarlar

        CHP'nin başına butlan olarak getirilen ve AKP'ye hizmet ettiğinden kimsenin şüphesinin dahi olmadığı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine verilen görevi oldukça güzel bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor...      Seçilmişlerin görevden alındığı, kimsenin itibar göstermediği atamalar ile yol yürümeye çalışıyor.      Hiç dikkat ettiniz mi, CHP'nin başına tekrar geldikten sonra, hiç iktidarı eleştirdi mi, asgarî ücretliden bahsetti mi, Ankara'da parkta görev yapan gazilerden veya şehit...