logo

07 Ocak 2021

SOSYAL MEDYA, KÜFÜR VE HUKUK


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Sosyal medya, artık hayatımızın bir parçası. Kimimiz haberleri ve gündemi bu mecradan takip ederken, kimimiz akraba ve arkadaş çevresi ile buradan iletişim kuruyor. Ancak yüz yüze iletişime göre bambaşka bir iletişim türü olduğundan insanlar çok daha rahat ve fütursuz olabiliyor. Hele gerçek adıyla değil de başka isimle hesap açılmış ise her türlü şeyin yazılabileceği gibi bir algı mevcut. Sosyal medyanın o kadar da özgür olmadığını anlamak için başınızın belaya girmesini beklemenize gerek yok.

İnsanların yüz yüze iken söylediğinde suç teşkil edecek her şey sosyal medya üzerinden söylendiğinde de suç. Bu konunun iki yönü var. Birincisi sıradan vatandaşların birbirleri hakkında yorumları ya da birbirlerine sarf ettikleri sözler. Tanışıyor olsunlar ya da olmasınlar insanların birbirlerine sosyal medyadan küfretmesi, tacizde bulunması mağdur tarafın şikâyeti üzerine mahkemelere taşınabilecek bir durum. Ancak ünlü kişiler ve özellikle siyasilerle ilgili yorumlarda çok dikkatli olunması gerek. Son yıllarda ünlü insanlar ve siyasilerle ilgili doğrudan şahsına olduğu kadar, ailesine, eşine, çocuklarına yönelen hakaretler ciddi tepki çekmeye başladı ve yaptığınız yorumun yayılması da kişinin ünüyle doğru orantılı. Nasılsa kimse görmez düşüncesiyle dalga geçen ya da hakaret içeren bir yorumu yaptığınızda, o kişiyi seven insanlarca bu yorum hemen kendisine ya da ilgili kurumlara ulaştırılmakta. Siz belki birkaç dakikada yazıp sonrasında unuttuğunuz bu yorumu, aylar sonra gelen savcılık tebligatı ile hatırladığınızda ise iş işten geçmiş oluyor. Son yıllarda sosyal medyada suç işlemiş olan müvekkillerimin sayısındaki artış hiç de az değil. Bunların çoğu sinkaflı küfürler nedeniyle yargılanmakta ve bize de pek fazla söyleyecek laf kalmıyor. Gerçekten eleştiri sınırında kalınmış ise, iyi sonuçlar alabilmemiz daha olası.

Bu nedenle sevmediğiniz bir siyasi kişilik hakkında yorum yaparken eleştiri sınırları içinde kalmalısınız. Elbette insanların son yıllarda hükümeti eleştirmekten korktuğu, basit eleştirilerde dahi soruşturmaya uğradığı bir gerçek. Bahsettiğim konuda dikkatli olmak tamamen suskun kalınması olarak algılanmamalı. Yargıtay’ın uygulamasına göre siyasiler başta olmak üzere ünlü kişilerin diğer insanlara göre daha ağır eleştirilere katlanması gerekli. Ancak bu, galiz küfürler etmek değildir. İktidarı eleştirdiği için insanlar hakkında soruşturmalar açılması ne kadar yanlış ise, bir siyasi kişiliği eleştirmek kılıfı altında ona ve ailesine küfür ve hakaretler yağdırmak da suç teşkil etmektedir.

Sosyal medyayı kullanırken çok dikkatli olmanızı, on düşünüp bir yazmanızı tavsiye ederim. Ülkemizde ifade özgürlüğünün ve yargı bağımsızlığının sıkıntılar içinde olduğu bu günlerde bu hususa çok daha dikkat ederek eleştiri ve muhalefeti sürdürmek de yarar var. Konu sadece iktidarla ilgili de değil. Bazı muhalefet parti lider ya da mensuplarına ve ailelerine de ağır hakaretler sosyal medyadan yapılabiliyor. Bu kişiler hakkında soruşturma ve davaların diğerleri kadar yoğun olmasa da yargıya intikal ettiği bir gerçek.

Televizyon izlerken ettiğiniz küfürler yargıya taşınmasa da, sosyal medyada edeceğiniz küfürlerin çok net deliller bırakarak ceza almanızı garantilediğini unutmamanız gerek. Küçük bir notla bitirelim. Futbol maçı izlerken twittera küfürlü yorum yazan bir vatandaşın yargılandığı davada yargıç ve avukat arasındaki diyalog şuydu:

 Yargıç: “Avukat Bey aslında ben de küfrettim o futbolcuya. Maçın içine etti. Ama senin müvekkil twittera yazmış.”

Avukat: “Laf aramızda ben de Fenerbahçeliyim. Ben de küfür ettim ama müvekkilim genç bir insan. Elinden telefon düşmez. O da twittera yazmış. Beraatını isterim.”

Tabi yargılanan genç vatandaş, hâkim de avukat da küfrettiğine göre yırtarım diye düşündü ama cezayı aldı. İşte sosyal medya böyle bir şeydir. Küfürsüz günler…

Share
1829 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...