logo

30 Mayıs 2021

TEK BAŞINA İKTİDAR


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor.

            Ancak bir süredir hükümet içinde oluşan krizler, ekonominin kötü gidişatı, yolsuzluk iddialarına karşı ikna edici açıklamalar yapılamadan bakanların görevden alınması gibi olaylarla başlayan süreç, Sedat Peker’in videolarıyla ilgi çekici bir hale geldi. Kısa zaman önce akademisyenleri ölümle tehdit eden, hükümete muhalif olanlara tehditler savuran Sedat Peker hükümetin has adamı durumundaydı. Sonra ne olduysa Alaattin Çakıcı tahliye oldu, Sedat Peker yurtdışına çıktı. Has adamlıkta oyuncu değişikliği mi oldu ? Sedat Peker ölüm tehditleri savururken hükümetten ses yoktu. Çakıcı, CHP Genel Başkanı’nı alenen tehdit edince, hükümetten yine ses çıkmıyor. Ancak suç işlemekten çekinmediğini beyan eden bu kişilerden Sedat Peker’in ardı ardına ortaya attığı iddiaların da millette bir etki uyandırdığı aşikar. Bu yüzden olsa gerek İçişleri Bakanı televizyona çıkıp açıklama yapma gereği hissetti. Ancak sorulara kesinlikle cevap vermedi. Hiç ekrana çıkmasa belki daha inandırıcı olurdu.

            Hatta muhatabını, karısının iç çamaşırına saklanmak gibi bir işle itham etti ki, kadın hakları ve kadın algısı açısından kabul edilemeyecek bir yakıştırma olduğu kadar, konuyla ilgisi olmayan bir hanımefendinin mahremiyeti hakkında bu şekilde konuşmak Bakanlık ağırlığına yakışmadı.

            Özetle hükümet içinde bir şeylerin döndüğü, bir telaş yaşandığı ve bu nedenle olmayacak açıklamalar yapıldığı aşikâr. Berat Albayrak ile Süleyman Soylu arasında bir iktidar kavgası yaşandığı söylenir dururdu ya, dışarıya yansıyan bir şey olmamıştı. Çıkıp açıklama yapan da olmadı bu konuda belki ama, Sedat Peker’in durmadan bu konuda konuşması ve susmaması iddialarının tamamen yalan olmadığını da gösteriyor. İlerleyen yıllarda gerçekten neler yaşandığı, bu duruma nasıl gelindiği ortaya çıkacaktır elbette. Ancak şu anda bir hükümet krizi yaşandığı ve tek başına iktidarın aslında hiçbir zaman tek başına olmadığı da iyice anlaşıldı.

            Sedat Peker’in bildiği her şeyi açıklamadığı, perde arkasında pazarlığı sürdürdüğü anlaşılıyor. Kim ne için ne kadar taviz veriyor anlamak mümkün değil. Bu milletin zaten konuyu detaylı anlamak gibi bir çabası hiç olmadı. Ancak kimin yanlış yaptığını da her zaman fark etti.

            Bu işler erken seçimi tetikler mi? Pek ihtimal vermiyorum. Yine de, hükümetin kan kaybettiği ve sandıkta yenilme ihtimalinin daha önce hiç bu kadar güçlü olmadığı da görülüyor.      

Share
610 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...