logo

27 Nisan 2019

UMUT FAKİRİN EKMEĞİDİR


Kişi, ülkesi ve halkı için sorumluluk taşıyorsa yeri ve zamanı geldiğinde söylemesi lazım geleni söylemeli. Yapması gerekeni yapmalı. Şu anda ülkem, halkım ve de inancım için doğru olduğuna inandığım gerçekleri yazıyorum, takdir siz sevgili okurlarımındır.
Ak Parti merkez partisi değildir. Merkez sağın dağılmasından istifade ederek, oy potansiyelini kendisine çekti. Merkezdeki sosyal demokrat CHP’nin hastalıklı yapısından muzdarip bir kısım sol oyları da topladı ve iktidar oldu. Olanaklarından yararlanarak iktidar olduğu Türk ulusal kurtuluş devriminin eseri olan laik demokratik devleti, düzeni ve kazanımlarını tavsiyeye yöneldi.
Bu anlamda, iktidar olduğu tarihten bugüne kadar çok büyük başarılara imza attı. Zaten niyetleri devlet düzeninin kurum ve kurallarına uygun icraat yapmak değildi. Mevcut devleti, düzeni tavsiye edip, yerine başka bir devlet düzeni oluşturmaktı, hedeflerine başarılı bir şekilde yürüyorlar.
Şimdi bakalım, yeni yeni deyip durdukları düzenlerinde Türkiye halkına maddi ve manevi olarak ne kazandırdılar. Ekonomik demokratik alanda, adil paylaşım noktasında, hak ve özgürlükler konusunda ne gibi reformlar yaptılar. Bu meselelerin hepsiyle ilgili icraatları negatiftir, olumlu bir ilerlemeden bahsedemeyiz. Ekonomide kaynakları üretime yöneltmeleri gerekirken, onlar kamu mallarını satarak kolay yoldan para kazanma yöntemini seçtiler. Sanayide, tarımda, hayvancılıkta üretim çok gerileyerek dibe vurdu. Şuanda krizin eşiğindedir. Demokratikleşmede ilk iktidar olduğunda, görece olarak ufak tefek bazı reform girişimleri oldu. Devlete tamamen hakim olduktan sonra terk ettiler, militarist faşizan uygulamalara başladılar.
Dış politikada popülist ve maceracı yöntemi uyguladılar. Özellikle bölge halkının içine düştüğü krizden kurtulmasına yapıcı birleştirici, barışçıl katkılar sunmaları gerekli iken, onlar ateşe körükle gidip krizin derinleşmesine sebep oldular, dolayısıyla Türk halkı ağır faturalar ödedi ve ödüyor.
En acayip olanı da, partili Cumhurbaşkanı diye bir şey icat ettiler, her şey kör düğüm oldu.
Neden..?
Nedeni şu; sayın cumhurbaşkanı kağıt üzerinde Türkiye’nin Cumhur reisidir, fiili olarak AKP’nin cumhurbaşkanıdır. Kerhen destek veren MHP’yi de eklersek, halkın yarısını temsil ediyor. Böyle bir sonuca varmamın sebebi, kendisinin eylem ve söylemidir. Türkiye halkının yarısını vatan haini katagorisine koymakta ve düşman olarak ilan etmektedir. İktidarı kaybederim korkusuyla, kendisine muhalif olan yüzde 50 halkı gözden çıkarması, düşman ilan etmesi nasıl izah edilir bilemiyorum. Türk halkı bütünlüğünü koruduğu sürece her türlü sıkıntının üstesinden gelir, bütün tehlikeleri bertaraf eder, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Fakat, her ne sebeple olursa olsun toplumun arasına fitne sokup, bölünme yaratıldığında, işte o vakit Türkiye’nin beka sorunu oluşur.
Sözün kısası partili cumhurbaşkanı Türkiye’nin sosyal yapısına zıt kutuptadır. Eski sistemde cumhurbaşkanı Türkiye’nin milli bütünlüğünü temsil ediyordu. Millet adına devletin bütün kurumlarını denetliyordu ve milleti birleştirici misyonu vardı. Siyaset, din, mezhep, ırk, sosyal sınıf ve tabakalar meselesinde tarafsızdı. Bütün ulusun birliğini temsil etme niteliği taşıyordu. Bugün o makam bölünmeyi tetikleyen konumdadır. Bu şekilde devam ederse işte o vakit beka sorunu kapımıza dayanır.
Şuanda devletin üst makamı ve makamları, bilerek veya bilmeyerek bölünmeye hizmet etmekteler. Türk toplumu ve devleti Ak Parti ve liderine verdiği krediyi başka partiye ve lidere vermemiştir, kıymetini bilin karşılığını verin…
Önerilerim..!
Acilen ekonomik ve demokratik reformlar yapılmalı, üretime yönelik sanayileşme yapılmalı. Kırsal kesimde teknoloji kullanılarak tarım ve hayvancılıkta verimli üretim yapılmalı. Toplumun temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan reformlar yapılmalı. Dış politikada özellikle bölge realitesine uygun, akılcı ve gerçekçi yol izlenmeli, icraatlar bu yönde olmalı. Bölge halklarının krizlerini barışçı yollarla çözmeleri için pozitif katkı sunulmalı. Dünya genelinde abartılı söz ve davranıştan kaçınmalı, büyük devlet sorumluluğuyla hareket edilmeli. Ak Parti reformcu bir parti olmadığı için söylenenleri yapacağını zannetmiyorum.
Ne yapayım çaresizim, naçarım.
Umut fakirin ekmeğidir demişler. Normalde siyasi partiler halkın sorunlarını çözen kurumlardır. Türkiye’de sorunlara kaynaklık eden konumdalar. Bizim en büyük talihsizliğimiz bu olgudur.

Share
382 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Pirim vermeyelim

    13 Ağustos 2022 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; “Kestel Yöre”nin geçen sayısında Ramazan Kestane, “CHP ve ön seçim” başlıklı  köşe yazısı yazmıştı, gayet isabetli bir tespitler yaptığı için kendisini tebrik ediyorum.      Kimi CHP’li arkadaşları anlamakta zorluk çekiyorum.  CHP de ön seçim olsa ne olacak. Türkiye’nin bu gün karşı karşıya olduğu çok ciddi sorunların hangisi çözülecek, anlamış değilim. Türkiye toplumunun büyük bir kesimi, işsizlik ve pahalılık mağduruyken, insanlar kuru soğana muhtaç durumdayken, halkı bu dertten kurtarmak i...
  • KİBİR ABİDESİ

    13 Ağustos 2022 Yazarlar

         Bir Belediye başkanı düşünün ki, Esnafı rahatsız, köylüsü şikayetçi…      “Kibir abidesi” lakabını yakıştırmışlar.      Yandaşları ve kalemşörleri hariç, kimse ulaşamıyor kendisine…      Sadece esnaf, köylü değil ki; Partisinin yöneticilerinden bile rahatsız olanlar var.      Hele geçmiş yönetimler, alayı istemiyor..      Bir insan bu topraklarda doğar, büyür de neden kısa bir süre içerisinde istenmeyen ad...
  • SIĞINMACILAR

    12 Ağustos 2022 Yazarlar

                Ülkemizde on milyon civarında sığınmacı yaşadığı tahmin ediliyor. Normal bir ülkede tahmin edilmeyip, kayıtlara göre rakam verilmesi gerekirdi elbette ama bizde böyle. Her gün bir kamyonun kasasından sağa sola kaçışan genç erkekleri izliyoruz. Bunlar iyiniyetli midir, ne yer ne içerler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının güvenliği, yaşam hakkı, sosyal yaşantılarının güvencede olması, mal ve ırz güvenliklerinin korunması ile böylesine bir akının ne derece uyuştuğuna seçmenler k...
  • İKİNCİ ABDÜLHAMİT

    03 Ağustos 2022 Yazarlar

    Her şey bilgi bütünlüğü ile ilgili olur. İkinci Abdülhamit de bilgi bütünlüğü ile ilgili olur. Bilgi bütün olur. Bilgi, dini bilgi ve dünya bilgisi olarak ikiye ayrılır. Dini bilgi, dünya bilgisini, kutsayıp kabul eder. Dini bilgi içinde, kutsanmış dünya bilgisi vardır. Feodal sistemde, dini bilgi, dünya bilgisini denetler. Denetleme, fetva ile yapılır. Kapitalist sistemde, bilgi bütünlüğü vardır. Bilgi, ikiye ayrılır. Dini bilgi ve dünya bilgisi, bilgi bütünlüğü olur. Dini bilginin ibadet kuralları için fetva verilir. Dünya bilgisi için fe...