logo

06 Ocak 2019

YAĞMA, TALAN


Yağma, talan “üretmeden, zorla” kazanç elde edilmesidir. Kanunlar çiğnenerek “üretmeden, zorla” kazanç elde edilmesidir.
Sömürü, sömürgecilik “üretim yapılarak” haksız kazanç elde edilmesidir. Üretim sonucu elde edilen artı değerin haksız paylaşımıdır.
Yağma, talan “meşruiyet içinde, mülkiyeti kendine ait olmayan değerli varlıkları” güç, şiddet, tehdit kullanarak almaktır. Zor kullanarak kazanılmış kazanç yağma ve talandır.
Eskiden düğün, bayram gibi toplumsal etkinliklerde, zengin kimseler “büyük ziyafetler” verirlerdi. Ziyafetin sonunda misafirler “ziyafette kullanılan altın ve gümüş yemek takımlarını ve değerli sofra yaygılarını” diş kirası olarak paylaşırlardı.
Ganimet, yağma ve talan ile kazanılır. Ganimet, İslam hukukunda “düşmandan” kuvvet kullanarak zorla alınan değerli varlıklardır.
Yağma ve talan, kapitalist sömürü öncesi yapılan “üretmeden” kazanç elde edilmesidir.
Kapitalist pazarda, her şey alınıp satılır. Bu pazar rekabeti dayatır. Rekabeti devam ettirmek için üretim güçlerini ve tekniğini geliştirmek zorunludur.
Kapitalist pazarda, tüketiciler bütün ihtiyaçlarını pazardan temin ederler. İşçiler, hayatlarını devam ettirmek için emeklerini kapitalist pazarda satmak zorundadır.
Sömürüden, sömürgecilikten “terör destekli” sömürüye geçildi. Kuralsız, keyfi vahşet boyutlarında zor kullanılarak sömürü uygulanır oldu.
Yağma ve talan, kapitalist sömürünün kurulamadığı yerlerde, günümüzde de devam etmektedir. Yağma ve talanın olduğu yerde demokrasi, özgürlük, insan hakları gelişmez.
Kapitalist sömürü, sömürge düzeninde “eğitim, yaratıcılık, üretim” vardır. Yağma ve talan düzeninde “ eğitim, yaratıcılık, üretim” gelişmemiştir.
Kapitalist Pazar, sürekli büyümek için üretim yapar. Sermaye, artı değerin çoğuna sahip olur.
Yağma ve talanda, çevreye zarar verilir. Hava, su, toprak, orman zarar görür. Kapitalist pazarda, çevre korunur.
Yağma ve talanda rüşvet, dolandırıcılık, baskı vardır. Yağma ve talan çağdaş gelişmeye, çağı yakalamaya engel olur.
Yağma ve talanda, pay alma, kazanç elde etme umudu, ihtimali canlı tutulur. Pay alma umudunun gerçekleşmesi duygusunun varlığı önemlidir. Toplumda, kural dışılıktan kazanç elde etmek duygusu benimsenir. Yağma ve talandan herkesin payına bir şey düşeceği umudu yaygındır.
Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet de yağma ve talan demektir.
Yağma ve talanı önlemek için bilgi bütünlüğüne, bilgi türlerinin eşit, kardeş, özgür olmasına önem vermek gerekir.

Share
277 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Atamalar Şaşırtıyor!

    16 Ekim 2021 Yazarlar

         İlçemizde yerel seçimler bitmiş, seçim çalışmaları süresince Tarikat tarafından Önder Tanır’ın yanına verilen Recep Alper Çelik, görevini tamamlamış ve Tanır’da belediye başkanı seçilince, Rıfat Amil’in yerine Özel Kalem Müdürü olarak Çelik’i atamıştı.      Ve akabinde de “Kestel Belediyesi Menzil tarikatı tarafından mı yönetiliyor?” sorusu akıllarda yer edinmişti.      TÜMSİAD tarafından desteklenen Recep Alper Çelik, 2015 Milletvekili seçimlerinde de AKP’den aday adayı ol...
  • YERLİ VE MİLLİ ÖYLE Mİ !!!

    15 Ekim 2021 Yazarlar

         Yıllar önce bu garantili projeler başlarken, “kimsenin cebinden bir lira çıkmayacak” denmişti hatırlayın dostlar, hazineden ödenen bu geçiş, uçuş, hasta garantili paralar kimin cebinden çıkıyor acaba tam bir komedi. Bu kara deliklere bir yenisi daha ekleniyor Çanakkale köprüsü ve Ulaştırma bakanı bu köprünün geçiş fiyatını açıkladı 15 Euro yanlış duymadınız 15 Euro.      Bu köprünün yapım maliyeti 1,8 milyar Euro olarak hesaplanmış ve yıllık 16 milyon 425 bin araç geçiş garantisi verilmiş yapan ...
  • Şirin görünmenin bedeli mi 100 bin lira..?

    11 Ekim 2021 Yazarlar

         Milyarlarca geliri olmasına rağmen, adı her zaman yolsuzlukla anılan, hiçbir fırsatı kaçırmayıp, vatandaşlara sürekli iban numarası veren Kızılay, Kestel belediyesinden de 100 bin liralık nakdi yardım istemiş.      Ekim ayı meclisine geldi konu.      CHP ve İyi Parti doğru olanı yaparak, “Hayır” oyu kullandılar.      Ama, her zamanki gibi bir acelesi vardı Önder Tanır’ın, konuyu hemen oylatıp, biran önce gündeminden düşürmek istiyordu.   ...
  • DİKTATÖR REFLEKSİ HÜKÜMETLERE Mİ HAS?

    10 Ekim 2021 Yazarlar

    Siyasete ilişkin yorumlarımızda genelde hükümete yönelik eleştirilerimizi belirtiriz. Ülkeyi yöneten ve olanlardan sorumlu olan siyasi iktidar olduğundan bu durum çok doğal. Bugün ise doğrudan CHP ve CHP’de cisimleşmiş bir siyaset yapma biçiminden bahsedeceğiz. Belki görmüşsünüzdür. CHP’de Yüksek Disiplin Kurulu gibi önemli bir yerde üye olan, mesleği avukatlık olan Tuba Torun isimli bir hanımefendi. Fenerbahçe Stadı’nın Kadıköy merkezden taşınması ile ilgili bazı tweet’ler attı. Demokratik toplumlarda her konu tartışılabilir. Elbette bu fikri...