logo

04 Nisan 2023

Yarın çok geç olacak


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

    Sevgili okurlarım; Siyaset ne için yapılır, işlevi nedir bilinir ise, o vakit yapılan Siyasetin bir anlamı olur.

     Herkesin bildiği gibi Siyaset ülke ve dünya insanlığının yaşadığı maddi ve manevi sorunları ilmi esas alarak  bilimsel metotlar kullanarak çözme aracıdır . Daha doğru bir ifadeyle Siyaset var olan ekonomik ve sosyal sorunları çözmek için yapılırsa  çok faydalı bir işleve sahip olur.

     Bugün Türkiye de Siyaset kurumu sorunları çözme aracı olma niteliğini kaybettiği gibi kendisi sorun üreten bir yapıya dönüşmüş.

     Bu olayın Türkiye de ve Dünyadaki gelişmelerin sebep olduğu bir çok neden var. Ben fazla ayrıntıya girmeden, siyasetin işe yaramaz hale gelmesinin asıl nedenini irdelemeye gayret edeceğim.

     Türk Siyaseti özellikle 1950’den sonra gelişmeye, ilerlemeye, değişime ve yeniliğe kapalı gerici, tutucu, bağnaz ve çağ dışı yobaz kadroların ipoteği altına girdi. Bu tutucu kadrolar Türkiye’nin ilerlemesinin önünü tıkadığı için doğal olarak, Türk toplumu sürekli kronikleşmiş krizlerle iç içe yaşadı ve yaşıyor.

     Tabi ki bu olgunun baş sorumlusu egemen sınıflardır. Türkiye egemen sınıfları ülke kaynaklarını istediği yağmalamak, emekçi sınıfları acımasız bir şekilde sömürmek için sürekli tutucu, bağnaz ve otoriter siyasi kadroları iktidarda tuttular.

     Toplumun yaşadığı felaket, sefalet ve mağduriyetler bu yağmacı, sömürücülerin umurunda değildir, onlar için önemli olan ülke kaynaklarını istediği talan etmek ve acımasız bir şekilde sömürmekti. Bu güne kadar bütün politikalarını başarılı bir şekilde uyguladılar.

      Ama gelinen noktada, Türkiye’nin ilerlemesini kilitleyip bloke eden, bu çağ dışı kadronun miadı dolmuştur. Zira, bu kadro Türkiye Cumhuriyeti devletini merkez kaç dışı yobaz marjinallerin güdümüne teslim etmiştir. Bu ekip Türkiye’nin sorunlarını çözmeye odaklı değil, tek amaçları çeşitli oyunlarla işgal ettikleri devlet gücünü kullanarak, devletteki egemenliğini devam ettirmektir.

     Deprem mağduru , işsizlik ve pahalılık mağduru  milyonlarca insanın mağduriyetini giderme konusunda bir tek çözüm önermeleri yoktur.

     Halkın mahrum kaldığı bütün temel hakları gündeminden çıkarmışlar.

     Bu hastalıklı kadro, topluma egemen kıldığı baskıcı durumdan dolayı Türkiye’nin kronikleşmiş sorunları çözmeye niyetli siyasilerinde görevini yapmasına engel oluyorlar.

     Şu anda sığındıkları tek şey; Dış güçler ve PKK, ne yapalım dış güçler PKK bilmen ne var diye onları bahane edip, insanların temel hak ve özgürlüklerini gasp etmeyi meşrulaştırma hakkını kim size veriyor.

     Kaldı ki, o söz konusu ettiğiniz dış güçler, PKK ve benzeri sorunların asıl nedeni sizsiniz, onlar sonuçtur. Yıllardır size ülkede yaşayan bütün insanların temel hakları adaletin güvencesi alınsın diye feryat ediyorum. Devletin temelini adalet yapmazsan, Türkiye de zulmü, zorbalığı, yağmayı yok edemezsiniz.

     Bu anlamda ben cumhur ittifakından  tamamen umudumu kestim. Türkiye’nin geleceğinin önünü tıkayan bu ittifakın devre dışı olması şart, aksi taktirde Türkiye hiç arzu etmediğimiz bir felaketin içine doğru yuvarlanır.

     Dolayısıyla bu seçimde Türk milleti iki olguyu hesaplayarak oy kullanmalı.

     1.felakete gidişi sonlandırmalı

     2. Yaşadığımız maddi ve manevi sorunlar çok ağır olduğu için ancak birleşerek çözmemiz mümkün, onun için birlik olmak için azami gayret sarf edelim insanlarımızı fitne yoluyla ayrıştıran, bölenlere karşı uyanık olalım

     Onlarla aramıza mesafe koyalım. Milletin birliği bütünlüğü maskesi altında bölücülük yapan fitnecilere karşı uyanık olalım, onların tuzaklarına düşmeyelim.

     Bu kritik tarihsel süreçte, insanların birlik ve beraberliğine hizmet her şey hepimiz için çok kıymetlidir.

     Dolayısıyla, onurlu yenilgiyi daha daha iyi sayan İyi Parti Milletvekili sayın Yavuz Ağıralioğlu, kardeşime bir çift sözüm var.

     Sevgili kardeşim, benimde senin gibi ülke ve dünya gerçekliğinde, Şu anda hayata geçirme olanağı olmayan fantazilerim var.

     Mesela benim fikrime göre, dünyadaki bütün kötülüklerin sebebi finans kapitalizm sistemidir, acilen finans kapitalizm yok edilmeli, bütün insanlık sömürü ve zulmünden kurtarılmalı diyorum. Maalesef, bu fikrimi uygulamanın nesnel koşulları yok. Onun için sekter davranmaktan kaçırıyorum, bu şartlarda Faydalı olmaya gayret ediyorum. 

     Belki sizin tuzunuz kuru olabilir. Türk toplumu işsizlik,  pahalılık, deprem enkazının altında inim inim inliyor.

     Şayet gerçekten Türk milletini seviyorsan gel birleşelim, toplumu açlık ve yıkım felaketinden kurtarmaya katkı sunalım.

     Bu gün yaptık yaptık, yapamadık  yarın çok geç olacak. O zaman son pişmanlık fayda etmeyecek.

     Bizim toplumun kültüründe büyük sözü dinlenir, senin yaşın daha genç yetenekli bir siyasetçisin, benim senden  beklentim seni tüketen faydalı olmana zarar verecek söz ve eylem yerine makul olanı yapmandır.  İlerde millete daha iyi hizmet edecek bir mertebeye ulaşmak için hayat bize ütopik değil, sağ duyulu ve realist davranmayı emrediyor.

     Bu söylediklerimin özelde muhatabı sensin genel anlamda bütün genç siyasetçilerdir.

Share
475 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...
  • KOLTUKTAR OĞLU

    01 Ağustos 2026 Yazarlar

         Biz, Kestel’de doğmuş büyümüş o dönemin gençleri olarak, işimiz hep spor yapmak oldu. Siyasete hiç bulaşmadık diyebilirim, mükemmel bir arkadaş grubumuz vardı, sevgi, saygı, dostluk hepsi vardı, kaybettiklerimiz oldu ışıklar içinde uyusunlar, onları hiç unutmadık bu grubun yaşları bu gün 60 ile 72 arasıdır. Gerçekten, Kestel de bizden sonra gelen nesile çok iyi örnek olduk diyebilirim, bu gün hala bir araya geldiğimizde sarılırken, kemik sesi gelir.        Bunları niye yazdım çok güzel ...
  • HAKETMEYENLER KOLTUKTA..!

    01 Ağustos 2026 Yazarlar

         Ülkemizde olduğu gibi, her yerde CHP’nin içi boşaltıldı.      Sarayın Butlancısı, Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gitmeme kararı sonrası yaşanan gelişmeler ve istifalar sonucu ana mualefette bulunan CHP, beşinci parti durumuna düştü.      Kimileri için baba ocağından istifa etmek, evladından ayrılmak gibiydi.      Elli yıllık partililer, 40 yıllık partililer, Kılıçdaroğlu’nun ve onun çıkarcı gurubunun bitirdiği partiyi terk etmek zorunda kaldılar.  ...