Son Dakika


Değerli Okuyucular,
Kadirşinas Dostlar.
Gerçekten şakınım. Sizlerinde benden farklı olmadığınıza, aynı duyguları paylaştığımıza inanıyorum.
Ne oluyor? ,Neler oluyor?, Niye oluyor?,Niçin oluyor ?algılayamıyorum, anlayamıyorum.
Bakın geçen yazımdan ilk iki paragrafı tekrar edeceğim ve bir şey değişmemiş,değişmeyecek gibi diyorum. Bakın aynen şöyle yazmışım.
Gündem çok hızlı olarak değişiyor,dönüşüyor. Hakikaten takip edemiyoruz. Aklımıza gelmeyen, gelmemesi gereken şeyler oluyor. Yazının başlığını Hukuk ve Siyaset dedim ancak ilaveten, Savaş ve Emperyalizm’ de veya ‘Enflasyon ve Ekonomi’ de desek olurdu. Belki çok daha vurucu bir başlıkla da başlatabilirdik. Herkes gibi ben de şaşkın ve üzgünüm.
Fakat Hukuk kullanılırak Adalet yok edilirse, eskilerin ifadesiyle,”Tuz kokmuş işe yaramıyor” ise büyük sıkıntılar oluşur.
Diyerek yazıya devam etmişim, hakikaten bir değişim yok. HUKUK kullanılarak ADALET yok edilmiş. Hukuk iğdiş edilmiş. Hukuku işletmek zorunda olan ilgili ,yetkili zevat olarak bildiklerimiz. Yukarıdan aşağıya Adalet bakanlığı, HSYK (Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu), AYM ( Anayasa Mahkemesi), Yargıtay, Yerel Mahkemeler, Hukuk adamı yetiştiren Fakültelerimizin kıymetli Hocaları bilim İnsanları ve bilemediğimiz tüm diğer YETKİLİLERİ maalesef hiç görmüyoruz, göremiyoruz. Maalesef hiç ses çıkmıyor. Olumlu veya olumsuz hiç görüş, fikir, kanaat beyan etmiyorlar. Güven kaybedilmiş. Devleti Alîmizin güç bela topladığı vergilerden bu zevata niye maaş ödeniyor, merak konusu. Çünkü kamuoyunun genel kanaati, hadiselerin bir yerlerden gelen talimatlar ile şekillendirildiğini istikametinde yürütülüyor. İktidar kanadının hakimiyetinden, tavassutundan bahsediliyor. Haksızmıyım?
Sorsanız iktidarın mevcut Cumhur ittifakının paydaşları olan, AK-Parti ve MHP’nin bütün sözcüleri, konuşanları. Ülkemizin Bağımsız, Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk devleti olduğunu iddia ediyorlar. Yasama yürütme ve yargının bağımsız özgür olduğunu ifade etselerde, halk buna inanamıyor.
Çünkü şu an savcılar eliyle yürütülen soruşturmalar üzerine somut bir delil olmadan muhalefetin 10 un üzerinde seçilmiş Belediye başkanı ve başkanların onlarca yakın çalışma arkadaşları tutuklu olarak hapishanelerde yatırılmaktadır. Daha iddianameleri bile hazırlamamış, somut bir. delil yoktur. Etkin pişmanlık denilen ifadeler üzerine, iftiralara, mesnetsiz suçlara ve iftiraya maruz bırakılmaktadırlar.
İktidara Cumhur ittifakına mensup hiçbir belediye başkanı böyle bir muameleye muhatap değildir.
Bu yol ve yöntemle yaklaşık 20 milyon dan fazla milli iradenin oyu çöp edilmek isteniyor. Yok hükmünde kabul ediliyor.
Ha keza CHP’nin Hukuk eliyle, üzerinden iki yıl geçmiş ve zamanında itirazı yapılmamış olan ve YSK tarafından onanmış. Ana muhalefet partisi CHP nin geçmişte kalan Olağan Kurultay kongresi şaibeli olduğu iftirasıyla davalara konu edilerek Ana muhalefet partisi CHP parçalanmaya çalışılıyor. Genel başkanı ve yönetimi görevden alınmaya ve itibarsızlaştırılmaya uğraşılıyor.
İktidarda olan Ak-Partinin mensupları bile olanları kabul etmiyorlar. Benimde yakınen tanıdığım birlikte büyük şehir belediye meclis üyeliği görevi yaptığım dostlarım var. Kendileriyle konuştuklarımızı duysanız şaşkına dönersiniz.
Burada benimde üyesi olduğum, Beğenisi hızla yükselen İYİ Parti’nin Sayın Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bir gazetecinin sorusu üzerine olanlara ilişkin olarak,
“Siyaseten yoruma gerek yok,
Patron çıldırdı” dedi.
Sanıyorum bundan daha veciz, iktidarı uyarmak, durumu ifade etmek mümkün olamazdı. Hukuk hepimize lazım, herkese eşit duruş sergilemeli, adil olmalı adalet dağıtmalıdır.
Muhtemelen bir sonraki yazımızda demokrat olmak nasıl olmalıdırı anlatmak durumunda olduğumu ifade ediyorum.
Gününüz neşeli verimli geçsin.
Sağlıcakla kalın huzurlu olun.
BENZER HABERLER