logo

GAZETE – YÖRE – YAZI

      Değerli Okuyucular,

      Kadirşinas Dostlar;

      İlçemizin tarihinde kendisine müstesna bir yer edinmiş olan yerel, özel ve etkin bir yayın hayatı sürdüren elinizdeki, 874. sayısıyla tam 27 yıldır sizlere seslenen Kestel Yöre Gazetesinde bir yılı aşkın bir süredir yazıyorum. 12-13 yıl önce yine bu gazetenin bir köşesinde Ak Parti Meclis Üyesi olma sıfatımla yazıyordum. Belediye çalışmaları ve hizmetlerini yazdığım yazılarımı, keşke devam ettirseymişim. O zaman teşkilat yöneticilerinden yetkili bir zirzop arkadaş benim yazmamı istemiyordu. Gazetenin duruşu, Fikri düşünce çizgisi, kendisini ziyadesi ile rahatsız ediyordu. Gazetenin iktidarı, yönetimi haklı eleştirilerinden etkileniyordu belki de, kıskançlık krizi geçiriyordu. Onun ısrarlı talebi üzerine üst yönetimden değerli bir büyüğümün ricasını kırmayarak, yazılarıma ara vermiştim.

      Tekrar yazmaya başladıktan sonra fark ettiğim şey şu oldu. Hata etmişim. Keşke ısrarla değerli büyüğüm, sayın Vekilimi o günlerde bilgilendirerek yazılarıma devam etmeliymişim.          

       Çünkü, siz değerli Okuyucularımdan çok güzel geri dönüşlere muhatap oluyorum. Çok teşekkür ederim. Bazı dostlarım bazı konu başlıkları beyan ederek, ilgi duydukları veya ilgili birimlerden edinemedikleri bilgileri soruyorlar. İlçemizdeki siyasi partilerin kongre süreçlerini merak ediyorlar. Yazılarım hakkında yorum yapıyorlar. Çok memnun oluyorum. Adeta kendimi motive ediyorum. Bazı dostlarında yazılarımı başka dostlarıyla paylaştıklarını biliyorum.

       Ben başladığım günden beri hepimizi, ama öncelikle ilçemizi ilgilendiren konuları işlemekten, bildiklerimi veya araştırarak öğrendiklerimi sizlere aktarmaktan ziyadesi ile mutluluk duyuyorum. Tabii ki bu arada kendi düşünce ufkumu ve duygularımı, heyecanımı ben de sizlerle paylaşmak hazzını, onurunu, yaşıyorum.

         İlçemizde hemşehrilerimin Trafik, Parklanma, İmar barışı,  Eğitim, Çevre kirliliği, Kentsel dönüşüm, Ulaşım gibi konularda çok fazla dertli olduklarını ve hatta çok fazla çözüm önerileri olduğunu söyleyebilirim.

         Sanayii ile iç içe olmuş ilçemizde gençlerin en önemli derdinin ise işsizlik problemi olduğunu söylemeliyim. Geleceğimiz, gençlerimiz işsiz kalma korkusunun stresini yaşıyorlar. Bu ruh hali onları etkiliyor. Kendilerini umutsuzluğa kaptıran gençlik, doğal bir sonuç olarak yakın çevrelerini, dolayısı ile ailelerini de mutsuzluğa sürüklüyorlar. Veya başka bir ifade ile toplumsal travma diyebileceğimiz çöküş hızlandırılıyor. Gerilim ve huzursuzluk artıyor. Herkes pimi çekilmiş bir bomba gibi patlamaya hazır. Üretmeden, çalışmadan, tasarruf etmeden harcamaya alışan gençlik ve toplum giderek sosyolojik ve kültürel tahribata maruz kalıyor. Umarım dayanma gücümüz bu tahribata direnç gösterir. Daha büyük zorluklarla karşılaşmayız.

       Ancak, bilmeli ve kabul etmeliyiz ki teknik ve teknolojik gelişme Dünyamızın bütün alışılmışlıklarını değişim ve dönüşüme zorluyor.

      Gelişmiş devletlerin öncülüğünde hepimiz bu dönüşüme uymak zorunda kalıyoruz/ kalacağız. Bu minvalde en çok değer verdiğimiz çekirdek aile de yıpranıyor. İlişkiler zedeleniyor. Gelişme çağındaki çocuklarımız yavrularımız bundan en çok etkilenen kesim oluyor. Onları korumak ve kollamak zorundayız. Onlar bizim geleceğimiz, istikbalimizdir.

        Gününüz keyifli bereketli olsun.

        Sağlıcakla kalın, mutlu olun.

Share
2769 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?