logo

02 Mart 2026

Bugünkü Zübük zadeler


Hayrettin BULUT
bhayrettin063@gmail.com

Türk sinemasının en keskin politik taşlamaların dan biri olan Zübük başrolde unutulmaz performansıyla Kemal Sunal ve kaynağında Aziz Nesin’in sivri kalemiyle, yalnızca bir dönemin değil, neredeyse bu coğrafyanın değişmeyen siyaset genetiğinin fotoğrafını çekmişti. Aradan onlarca yıl geçti. Dekor değişti, mikrofonlar dijitalleşti, mitingler sosyal medyaya taşındı. Ama Zübük zihniyeti? O hâlâ sahnede.
Güce Tapan Siyaset
Zübük’ün alametifarikası ideolojisi değildi; rüzgârın yönünü sezme konusundaki ustalığıydı. Dün karşı çıktığına bugün methiye düzer, dün yerdiğini bugün “kıymetli dostum” ilan ederdi. Çünkü onun pusulası ilke değil, güçtü.
Bugünün siyasetinde de benzer bir refleks gözlenmiyor mu? Sözler hızla unutuluyor, arşivler “bağlamından koparılmış” sayılıyor, dünün sert kavgası bugünün stratejik ortaklığına dönüşebiliyor. Seçmen ise çoğu zaman bu dönüşümü hayretle değil, alışkanlıkla izliyor. Çünkü artık şaşırma eşiğimiz de yükseldi.
Vefa mı, Fayda mı?
Zübük’ün dünyasında vefa, seçim takvimiyle sınırlıydı. İşe yaradığı sürece herkes “kıymetli hemşehrim”, işlevini yitirdiğinde ise unutulmuş bir kalabalık figüranı… Günümüz siyasetinde de ilişkilerin çoğu ilkesel değil, işlevsel.
Partiler arası geçişler, dün ağır sözler söyleyenlerin bugün aynı masada oturması, liyakatin yerini sadakatin alması… Güç kimdeyse haklılık da çoğu zaman ona atfediliyor. Oysa gerçek siyaset, güce göre şekil almak değil; gücü ilkeye göre sınırlayabilme sanatıdır.
Hafızasızlık Üzerine Kurulu Bir Düzen
Zübük karakteri, toplumun hafızasına güvenirdi: Çabuk unutan, çabuk affeden, çabuk kanan bir kitle varsayardı. Bugün fark şu: Hafıza aslında dijital olarak her zamankinden daha güçlü. Her demeç kayıtlı, her vaat arşivli. Ama siyasi sonuç üretme konusunda kolektif hafızamız hâlâ zayıf.
Çünkü mesele bilgiye erişim değil; o bilgiye rağmen tavır alabilmek.
Gücün Ahlakı Olur mu?
Zübük’ün trajikomik tarafı şuydu: O aslında sistemin ürünüydü. Kendisini mümkün kılan zemini ustalıkla kullanıyordu. Bugün de sadece aktörleri konuşup zemini ihmal edersek yeni Zübük’lerin çıkmasına şaşırmamalıyız.
Siyasetin vefasız yüzü biraz da buradan besleniyor:
İlke yerine pragmatizmin ödüllendirilmesi
Sadakatin liyakatin önüne geçmesi
Gücün denetlenememesi
Güç merkezileştikçe etrafında oluşan halka genişler; ama o halka daraldığında en önce alkışlayanlar kaybolur. Zübük’ün yalnızlığı aslında her dönemin güçlülerine yazılmış bir dipnottur: Güce gelen destek, çoğu zaman güce yöneliktir; kişiye değil.
Zübük sahnelerini aratmayan bu günlerde
Zübük’ü yeniden çekseler, belki kasaba meydanı yerine televizyon stüdyosu, kahvehane yerine sosyal medya olurdu. Ama diyalog değişmezdi:
“Dün dündür, bugün bugündür.”
Zübükler her dönem vardır.
Biz hâlâ o filmi sadece komedi olarak mı izliyoruz, yoksa aynaya bakma cesareti gösterebiliyor muyuz?
Körle yatan, şaşı kalkar.

Share
1207 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...