logo

10 Mayıs 2026

KENDİ GÜCÜMÜZ BİZE YETER


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;

    Çağımızda, dünyada nasıl bir düzen var bu düzende, kendi pozisyonumuz nedir ? 

    Ekonomik olarak ciddi anlamda sıkıntı içinde yaşayan sosyal kesim olarak, bu durumu izah edebiliyor muyuz,  sanırım bu sorulara menfi yönde bir cevap vermememiz pek mümkün değil. Zira, bu düzen para babalarının düzenidir, bütün kurum ve kuralları ile onların daha çok kazanmasına göre işler. Bu anlamda doğal olarak, biz ve para babaları birbirimize taban tabana zıt iki ayrı  sosyal gurubuz, yani ne ekonomik durumumuzun, ne de yaşam tarzımızın en ufak bir benzerliği yoktur. Ezcümle bizim iş gücümüzde dahil, ülkenin bütün kaynakları onların  daha fazla kazanmalarına göre düzenlenmiş durumda, kısacası önemli olan bir avuç para babalarının mutluluğudur, bizim görevimizde onları mutlu etmektir. Haklarımıza  yabancılaştığımız için, sosyal hukuk devletinde bizim sosyal haklarımızın ne olduğu, aklımızın ucuna bile gelmiyor. Mesela, seçtiğimiz 600 milletvekilinin  üçte ikisi patron, üçte biri de teknotrat,  işin trajik tarafı çektiğimiz maddi ve manevi sıkıntıların sorumlusu olan bu sömürücü, zalimlere seçim kazandırmak için kendi aramızda bölünüp,  birbirimize rakip oluyoruz.

     Ülkemizin doğal kaynaklarını talan eden, iliklerimize kadar emeğimizi gaddarca sömüren bu  gözü doymak bilmeyen güruha karşı kendi ekonomik, sosyal ve siyasal örgütlerimizde örgütlenmek,  hem kendi kurtuluşumuz için hem de Türkiye’yi içine düştüğü bu cendereden kurtarmanın tek çıkış yoludur, aksi takdirde  bu bozuk düzenin krizleri, her geçen gün çoğalacak ve  acısını biz çekeceğiz.

     Eğer, gelecek nesilin insan gibi yaşayacağı bir düzen kurmak istiyorsak,  Türkiye’yi haksızlıktan ve adaletsizlikten  kurtaracak bir maddi ve manevi örgütlenme biçimi geliştirmeliyiz.

     Yani, para babalarının düzeninin zararından başka bize hayrı olmaz, onların tek derdi kasalarını doldurmak, dolayısıyla kurtuluşumuz kendi çabamıza bağlı  tıpkı evimize bir parça ekmek götürmek, kendi çabamıza bağlı olduğu gibi.

     Anlayacağınız, kurtulmak istiyorsak ülkeyi bu hale getirenlerden medet beklemeden,  öz örgütlenmemizi yapalım, kendi öz gücümüzle sorunu temelden çözelim.

Share
3048 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...