logo

10 Mayıs 2026

TAVSİYENE  İHTİYACIMIZ  YOK


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Ahmet Davutoğlu, okul katliamları nedeniyle 23 Nisan törenlerinin iptal edilmesini ve Ulusal yas ilan edilmesini istemiş, çocukların öldürüldüğü bir ülkede şenlik olmaz demiş.  Sn. Davutoğlu 2020 Suriye İblid’de 33 askerimiz Ruslar tarafından şehit edildi, Bolu Kartalkaya’da 2025 de 34 ü çocuk 78 vatandaşımız yanarak öldü, 2014 de Soma ve Ermenek’te, Zonguldak’ta  327 madencimizi kaybettik, 2004 de Pamukova, 2018 Ankara  hızlı tren kazaları 50 kişi, 2019 Çorlu tren kazası 25 kişi, 2023 Erzincan İliç’te 9 maden işçisi, 2023 K. Maraş depremlerinde 53 bin 537 kişi enkaz altında hayatını kaybetti, Karadeniz deki sel felaketlerinde onlarca insanımızı kaybettik, daha niceleri peki bir kişi, bir sorumlu istifa etti mi, bırak istifayı sorumluların yargılanmaları için bakanlık soruşturma izni vermedi bu ülkede,  Körfez geçiş köprüsü yapımında kılavuz halat koptu diye yapımcı Japon firmada görevli mühendis Riyoichi Kıshi intihar etti be arkadaş, peki bu kadar yaşanan felaket nedeniyle ülkemizde bir gün Ulusal yas ilan edildi mi sn. Davutoğlu, siz o dönemlerde AKP de vekildiniz niye bunlara sesiniz çıkmadı  ama 2015 de Suudi kralının ölümü nedeniyle  yas ilan edildiğinde hiçbir itirazınız olmadı, bizim bu kadar kaybettiğimiz evlatlarımızdan, vatandaşlarımız dan  daha mı kıymetliydi bu geldiğinde Anıt kabiri ziyaret etmeyen Türk düşmanı Arap.

     Bakın sn. Davutoğlu, isminizin başında Prf. yazıyor ama henüz şunun bile farkında değilsiniz. 23 Nisan sadece bir kutlama değildir, 1920 de Gazi Meclisin  açıldığı tarihtir, bir anmadır, Milli hafızalarımızın tazelendiği çok kıymetli günlerimizden biridir 23 nisan, bir farkındalıktır. Dünyada çocuklara hediye edilmiş, adanmış tek bayramdır, Milli bayramlarımız Milletimizin acıları kadar ortak değerledir, km. taşıdır 23 Nisan.

     Çok ama çok acı iki olay yaşadık, çok hüzünlüyüz, inanın haberleri izleyemedik, pırıl pırıl evlatlarımızı yitirdik ama sen hiç merak etme bizim milletimiz uygun bir yöntemle kaybettiğimiz çocuklarımızı ve acılı ailelerini incitmeden bu anmaya yapacaktır ve o olgunluktadır.

     Bu konuda sizin ve hiç kimsenin tavsiyesine de ihtiyacımız yoktur, siz gidip yasınızı o Araplar için tutunuz ve bu söyleminiz nedeniyle Türk halkındanda özür dileyiniz sn. Prf. Ahmet Davutoğlu.

BU  BİR  KATLİAM

Son 5 ayda 4 okulda silahlı, bıçaklı saldırılar nedeniyle 2 öğretmen ve 8 öğrenci evladımızı kaybettik, yaralı olan çocuklarımız da yaşam savaşı veriyorlar, kaç aileye ateş düştü, çocuğunu okula gönderiyorsunuz yaşları 13-15 cansız bedenleri geliyor, nasıl dayanılır bu işin sabrı da olmaz kardeşim, sözün bittiği yer bu.

Nasıl buralara geldik, ülkemizde silahlanma hızla artıyor maalesef, 3 milyon ruhsatlı, 10-12 milyon civarında ruhsatsız silah olduğu tahmin ediliyor. 2000 yılında toplamda 6 milyon silah vardı bu gün 14-15 milyon civarında silah olduğundan bahsediliyor. 2025 yılında 3 bin 422 silahlı olay yaşanmış2 bin 225 kişi öldürülmüş ülkemizde. Gençler suç çetelerinin içine çekiliyor, TV. dizilerin de silahsız, kansız bir bölüm yok yeni Türkiye’mizde, eskiden diziler insanlarımızı, çocuklarımızı gerçekten eğitirdi bu gün bana bir tane öyle dizi gösteremezsiniz, bu tip şiddet içeren yayınlar çocuklarımızı silahlara özendiriyor, Çukur, Kurtlar vadisi, Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, Ezel ismindeki dizilerde her bölümde onlarca kişi öldürülüyor buna rağmen RTÜK denen TV. leri denetleyen bir kurum var tek işi Halk TV., Sözcü TV. ve Tele 1 i kapatmak yada para cezasına çarptırmak, bu güne kadar bu dizilerin yayınlandığı yandaş kanallara en küçük bir yaptırımı bile olmadı, ayrıca defalarca yazdık bir gündüz dizileri var aman Allah ım böyle bir rezalet olamaz, onlara da bu RTÜK ‘ten en küçük bir yaptırım yok.

Okullarımızda yaşanan bu katliamlar için M. E. Bakanı münferit olaylar demiş yani tek başına başıboş bir başka olaya karışmamış cinsinden olaylar demeye getiriyor, ama bu iş Münferit olmaktan çıkmıştır bana göre.

Şimdi bir süre polisiye tedbirler arttırılacaktır, ama bu tip önlemlerle bu saldırıları engelleyemeyiz, Bakanlık vakit kaybetmeden olayların toplumsal, psikolojik, ekonomik ve güvenlik boyutlarını masaya yatırmalı, uzun vadeli kararlar ve önlemler almalıdır. Türkiye Psikiyatri Derneği bir açıklama yapmış eşitsizlik, yoksulluk, güvencesizlik, dışlanma bu gibi ortamlar bu tür olayların ortaya çıkma riskini arttırıyor diyorlar. Okullarımız da ne yazık ki böyle sorunlu yüzlerce çocuğumuz var, Devlet okullarımızda öğrenci sayımız çok fazla öğretmenlerimiz çocuklarımızı takip etmekte zorlanıyorlar.

Yusuf Tekin isminde bir bakanımız var inanılmaz bir İslamcılık kavgası üzerinden M.E.Bakanlığının sorunlarını bırakmış Laikliği savundu diye insanları mahkemeye veriyor, siz T.C. nin bakanı değil misiniz sn. Tekin Anayasamıza göre yemin ederek göreve geldiniz o Anayasada Laiklik yazmıyor mu, din düşmanlığından bahsediyor, sen devlet olarak toplumun inancına karışma, inanç dayatmayı bırak, çünkü biz sizin gibi bir Müslüman olmak istemiyoruz,   bu kadar, bırak bu işleri Eğitim de tam bir rezalet yaşanıyor OECD raporlarına hiç mi bakmıyorsun, yüzün kızarmıyor mu o sonuçları görünce, kendi çocuklarınızın bir tanesi bile İmam Hatiplere gitmiyor, hepsi ya özel okullara gidiyor ya da yurt dışında eğitim alıyorlar, garip gurabanın çocuğunu da  berbat bir eğitime mahkum ediyorsunuz, okullarda temizlik görevlisi yok, sabun, tuvalet kağıdı yok bunlara çözüm bulun bırakın Laik Demokratik Cumhuriyetimizle uğraşmayı, bir yere varamayacağınızı bunca yılın sonunda anlamış olmanız gerekiyor.

DEFOL  ÜLKEMİZDEN

ABD Türkiye B. Elçisi Barrack Antalya’da toplantıda bu bölge yalnızca güce saygı duyar dedi, Diktatörlüğü, Monarşiyi övdü, Demokrasiyi reddetti, bakın dostlar bu utanmaz, aşağılık, hadsiz adam hem de sn. C. Başkanının da bulunduğu bu toplantıda ülkemizi aşağılamış resmen hakaret ve alay etmiştir, AKP ve MHP      liler tarafından alkışlandılar bir de, bu ayni konuda 2. Söylemi hala hükümetten bir tık yok, yazıklar olsun, acilen Dış İşleri bakanlığına çağrılıp 1.de uyarılıp 2.  ise istenmeyen adam ilan edilerek sınır dışı edilmeliydi.

1          MAYIS

Çocukluğumuzdan beri Demokrat parti taraftarı olan büyüklerimiz benim ailemde dahil 1 Mayısı Komünist bayramı diye dayatmaya çalıştılar tabi onlara da o günün sağ görüşlü Amerikan yanlısı siyasileri öyle anlattılar, o yıllarda Kestel de tahsilli insan sayısı 3-5 i geçmiyor, herkesi inandırmışlar buna ve Komünizmin kötü bir şey olduğuna, hani sağ elinle ye, sağ ayağınla eve, odaya gir deyip solun kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalıştıkları gibi, defalarca yazdık 1. Mayıs ABD ‘de yaşanan işçi olayları nedeniyle kutlanmaya başladı bunun Rusya veya Komünizmle uzak yakın alakası yok.

Bu nedenle emekçi olan tüm vatandaşlarımızın 1 Mayıs bayramı kutlu olsun.

Kalın sağlıcakla

Osman Fahri ÜNAL

Share
3031 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...