logo

10 Mart 2026

Son kale İran !


Hayrettin BULUT
bhayrettin063@gmail.com

Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır.
Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD’nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak,
Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir.
Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların yeniden karılması demek.
Bölgesel Dengeler Altüst
İran gibi köklü bir devlet geleneÄŸine ve geniÅŸ bir vekil güç ağına sahip bir aktörün istikrarsızlaÅŸması, OrtadoÄŸu’nun ve”pandora kutusunu” yeniden açtı. Basra Körfezi’ndeki enerji hatlarından Suriye ve Irak’taki güç dengelerine kadar her ÅŸey artık bıçak sırtında.
Hürmüz BoÄŸazı’ndaki gerginlik, küresel petrol fiyatlarını tırmandırırken, bölgemizdeki ekonomik kırılganlığı da en üst seviyeye taşıyor.
Sınır GüvenliÄŸimiz: “Hudut Namustur” Sınavı
Türkiye için bu savaşın en somut ve yakıcı etkisi 534 kilometrelik İran sınırımızda hissediliyor.
Göç Dalgası Riski: İran’daki iç karışıklık ve operasyonların yarattığı belirsizlik, ciddi bir sığınmacı akınını tetikleme potansiyeline sahip. Van ve Ağrı hattında son yıllarda örülen güvenlik duvarları, elektro-optik kuleler ve termal kameralar bugün Türkiye’nin en stratejik savunma kalkanı haline gelmiş durumda.
Güvenlik BoÅŸluÄŸu: İran’ın sınır muhafızlarının ve iç güvenlik birimlerinin hedef alınması, sınırın diÄŸer tarafında bir “otorite boÅŸluÄŸu” yaratabilir.
Bu boşluğun terör örgütleri tarafından sızma girişimleri için kullanılması, en büyük ulusal güvenlik tehdidimizdir.
Sonuç Olarak;
Ankara, bir yandan bu yangının sıçramasını önlemek için “aktif tarafsızlık” ve diplomasi trafiÄŸini sürdürürken; diÄŸer yandan “Hudut Kartalları” ile doÄŸu sınırımızda adeta kuÅŸ uçurtmuyor. KomÅŸudaki yangın bizim evimize sıçramamalı; ancak bu sadece askeri tedbirle deÄŸil, bölgenin istikrarını savunan güçlü bir siyasi duruÅŸla mümkün olacaktır.
Barışçıl yönde katkı sunan herkesi Cumhurbaskanımız sn. Recep Tayyip ErdoÄŸan’ı devletçi ve bölgesel ikna giriÅŸimleri için yürekten kutluyorum.
“Barış hepimizi lazım, savaşın kazananı olmaz”

Share
2436 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET SAÇMALIÄžI

    28 Temmuz 2026 Yazarlar

         Birkaç günden beri tutturmuÅŸlar bir Bölgesel Asgari Ücret lafı ortalıkta dolanıp, duruyor.      Bu milleti daha nasıl böleceksiniz ÅŸaşırıyor insan.      Bölgesel Asgari Ücret ne demek; DoÄŸu ve kırsal bölgelerde aynı iÅŸgücünde çalışan insanların daha az ücret alması demek…      Bölgesel asgari ücretin uygulanmasını isteyen kim; MÜSİAD..      Hükümete yakınlığıyla bilinen bir iÅŸadamları derneÄŸi.      Bütün s...
  • OLDU MU  şimdi…

    27 Temmuz 2026 Yazarlar

        DeÄŸerli okuyucular,    Kıymetli dostlarım.    Yazdığım konulara inanasım gelmiyor. Çünkü, derin bir siyasi mühendislik olduÄŸunu düşünüyorum. BilmediÄŸimiz, siyasi bir takım oyunu olduÄŸunu kabul ediyorum. Oyunu kurgulayanlar ve oynayanlar sizce arzu ettikleri sonuCa varmış mıdır?     Hiç sanmıyorum.      Hatta bence nerede yanlış yaptık sorusuna cevap aranıyordur. Bu iÅŸin getirisi, götürüsü tam irdelenmemiÅŸ demektir. Hatta tiyatroyu kurguluyan irade, paydaÅŸ oyuncuları iyice ...
  • KURTULUÅž  YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

    20 Temmuz 2026 Yazarlar

    "Egemenlik kayıtsız ÅŸartsız milletindir" Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Türkiye'nin gerçek gündemi ekonomi, adalet, eÄŸitim, üretim ve vatandaşın geçim derdi olmalıdır.  Ancak ne zaman toplumun dikkatini baÅŸka yöne çekme ihtiyacı doÄŸsa, nedense milli deÄŸerler üzerinden yeni bir tartışma baÅŸlatılıyor. Bu tartışmaların da çoÄŸu zaman toplumun sinir uçlarına dokunduÄŸunu görmek zor deÄŸil. Son olarak bir bakanın, KurtuluÅŸ Savaşı'nın adını ve tarihsel anlamını küçümseyen ya da basite indirgeyen ifadeleri kamuoyunda haklı tepkilere ned...
  • ÖZÜMÜZE  DÖNELİM

    20 Temmuz 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar; Yavuz Sultan Selim döneminden baÅŸlayarak uzun yıllardır çocuklarımıza Arapça ve İbranice isimler koyduk, son yıllarda azalma oldu. Fakat, gerçekten özümüze dönüp ,o güzelim öz Türkçe isimlere yönelmeliyiz, yeter artık.      Arapça sanılan aslında İbranice olan isimlere şöyle bir bakalım( İbranice Yahudilerin ve atalarının Ulusal dinidir.      İbranice olup bizde kullanılan isimler Cebrail, Mikail, Davut, İshak, Musa, Süleyman, Havva, Adem, İbrahim, Hüseyin,...