logo

29 Ekim 2022

SOSYA MEDYAYA SANSÜR MÜ DÜZENLEME Mİ?


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

         Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda yanlış bilgi yayılması pek çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Bu yanlış bilgi ve yalan haberlerin yayılmasının önlenmesi için yasal düzenleme yapılması uzun zamandır tartışılan bir konuydu. Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da özgürlükler ile kısıtlamalardan hangisinin seçileceğine dair bir yol ayrımı var karşımızda. Ülkenin son yıllardaki demokratik atmosferine bakıldığında hangisinden yana tavır alınacağı sorusunun cevabını vermek zor değil.

         Rahatlıkla muhalif hesapların paylaşımını engellemek adına kullanılabilecek bir yasayı, aslında toplumun yararına bir yasaymış gibi tanıtmaya çalışıyorlar.

         Bu noktada önemli bir hukuki gerçeği ifade etmek lazım; en kötü yasalar bile iyi uygulayıcıların elinde iyi sonuçlar verebilirken, en iyi yasalar kötü uygulayıcıların elinde kötü sonuçlar verir. Bu nedenle dezenformasyon yasası olarak bilinen yasanın aslında iyi niyetle ya da muhalifleri susturmak için çıkartılmış olmasının bir önemi yok. Hukukun üstünlüğüne inanan hukukçular elinde bu yasa kötü sonuçlar vermeyebilir. Ancak bağımsızlığı artık pek kalmamış olan yargı erkinden hukuki kaygılarla hareket etmesini beklemek her zaman mümkün olmuyor. Bir siyasi görüşün sosyal medyada yayılması sırasında bu görüşün aslında hatalı olduğuna dair diğer görüş, resmi devlet görüşü gibi kabul edilerek muhaliflerin yalan bilgi yaydığı ve suç işlediğini iddia etmek pekala mümkün olabilecektir. İnsanların fikirlerini açıkça ifade edebilmesi ancak belli bir korku duvarını aşmakla mümkün, her yazıda, görüş açıklamasında “acaba başıma bir iş gelir mi” kaygısı ile dolu olmak, bu korku ikliminin yayılması, günden güne demokrasiyi erozyona uğratıyor.

         Yasanın uygulanmasını göreceğiz. Doğru uygulayanlar olacağı kadar, absürt tutuklama kararlarının çıkacağını da tahmin etmek zor değil. Şarkı söylerken bir laf etti diye ünlü şarkıcıların tutuklandığı bir coğrafyada sosyal medyada paylaşım yapan insanları kim önemser. Yasanın muğlaklığı nedeniyle Anayasa’ya aykırılığı başka bir sorun. Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddelerin iptal edilme olasılığı her ne kadar mevcut olsa da Anayasa Mahkemesinin de demokratik işlevinin artık pek kalmadığını da rahatlıkla söyleyebiliriz.

         Antidemokratik uygulamalara yenilerini ekleyecek olan yasanın nasıl uygulanacağını merak ediyor, demokratik yarınların gelmesini diliyoruz.

Share
560 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OLDU MU  şimdi…

    27 Temmuz 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,    Kıymetli dostlarım.    Yazdığım konulara inanasım gelmiyor. Çünkü, derin bir siyasi mühendislik olduğunu düşünüyorum. Bilmediğimiz, siyasi bir takım oyunu olduğunu kabul ediyorum. Oyunu kurgulayanlar ve oynayanlar sizce arzu ettikleri sonuCa varmış mıdır?     Hiç sanmıyorum.      Hatta bence nerede yanlış yaptık sorusuna cevap aranıyordur. Bu işin getirisi, götürüsü tam irdelenmemiş demektir. Hatta tiyatroyu kurguluyan irade, paydaş oyuncuları iyice ...
  • KURTULUŞ  YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

    20 Temmuz 2026 Yazarlar

    "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Türkiye'nin gerçek gündemi ekonomi, adalet, eğitim, üretim ve vatandaşın geçim derdi olmalıdır.  Ancak ne zaman toplumun dikkatini başka yöne çekme ihtiyacı doğsa, nedense milli değerler üzerinden yeni bir tartışma başlatılıyor. Bu tartışmaların da çoğu zaman toplumun sinir uçlarına dokunduğunu görmek zor değil. Son olarak bir bakanın, Kurtuluş Savaşı'nın adını ve tarihsel anlamını küçümseyen ya da basite indirgeyen ifadeleri kamuoyunda haklı tepkilere ned...
  • ÖZÜMÜZE  DÖNELİM

    20 Temmuz 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar; Yavuz Sultan Selim döneminden başlayarak uzun yıllardır çocuklarımıza Arapça ve İbranice isimler koyduk, son yıllarda azalma oldu. Fakat, gerçekten özümüze dönüp ,o güzelim öz Türkçe isimlere yönelmeliyiz, yeter artık.      Arapça sanılan aslında İbranice olan isimlere şöyle bir bakalım( İbranice Yahudilerin ve atalarının Ulusal dinidir.      İbranice olup bizde kullanılan isimler Cebrail, Mikail, Davut, İshak, Musa, Süleyman, Havva, Adem, İbrahim, Hüseyin,...
  • SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE MERAKI OLANLAR!

    19 Temmuz 2026 Yazarlar

         1923 yılında kurulan, Cumhuriyetimizle aynı yaşta olan Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizin hem en köklü partilerinden, hem de o kadar tarihi olmasına rağmen en az genel başkan değiştiren partisidir.      Hiçbir dönemde bugünkü kadar ihanetin yaşanmadığı CHP de, bugüne kadar Özgür Özel, dahil toplamda dokuz Genel başkan görev yapmıştır.      Partinin en uzun yıllar genel başkanlığını yapan ise, 34 yıl ile İsmet İnönü’dür.      Sonrasında, Mustafa Kemal ...