logo

08 Eylül 2026

BAĞIMSIZLIK BENİM KAREKTERİMDİR


Hayrettin BULUT
bhayrettin063@gmail.com

     30 Ağustos 1922…

     Bir ulusun kaderinin yeniden yazıldığı gün.

     Anadolu’nun işgal altında olduğu, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü, umutsuzluğun yüreklere çökmeye çalıştığı bir dönemde Türk ulusu, özgürlüğünden ve yurdundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.

     Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir ordunun kazandığı askerî zafer değildir. Bu zafer; tutsaklığı reddeden bir ulusun bağımsızlık iradesinin, özgür yaşama kararlılığının ve yurt  sevgisinin tarih önünde  belgelenmesidir.

     30 Ağustos, “Ya istiklal ya ölüm!” anlayışının ete kemiğe büründüğü gündür. Bu zaferin anlamını yalnızca savaş meydanlarında aramamak gerekir. Çünkü 30 Ağustos’un asıl büyüklüğü, bir ulusun  kendi geleceğine sahip çıkmasındadır.

     Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, köylüsüyle kentlisiyle bütün bir halk; elindeki sınırlı olanaklara karşın  büyük bir inançla bağımsızlık mücadelesine katıldı. Kimi cephede savaştı, kimi kağnısıyla cephane taşıdı, kimi evladını vatan için uğurladı. Bu nedenle 30 Ağustos, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve ortak iradenin zaferidir.

     Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün askerî dehası, Türk ordusunun cesareti ve ulusun  sarsılmaz iradesiyle kazanılan bu zafer, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri oldu. Ardından gelen gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan yolu açtı.

Bugün sahip olduğumuz Cumhuriyet’in temelinde işte bu bağımsızlık anlayışı vardır.

Bu nedenle 30 Ağustos’u yalnızca geçmişte kalmış bir zafer olarak görmemeliyiz.

30 Ağustos, bugün de bize bir sorumluluk yüklemektedir.

     Bağımsızlık; yalnızca yabancı bir gücün işgaline karşı koymak değildir. Bağımsızlık; düşüncede, bilimde, eğitimde, ekonomide, hukukta ve kültürde özgür olabilmektir. Bir ülkenin gerçek gücü; özgür düşünebilen gençlerinde, nitelikli eğitiminde, bilim insanlarında, sanatçılarında, emekçilerinde ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan yurttaşlarında saklıdır.  Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miraslardan biri de budur: Kendi geleceğimizi kendimiz belirlemek.

     Bugün 30 Ağustos’u kutlarken yalnızca zaferin coşkusunu yaşamayalım; o zaferin bize bıraktığı sorumluluğu da hatırlayalım. Cumhuriyet’i korumak, demokrasiyi güçlendirmek, hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak, çocuklarımıza çağdaş ve bilimsel bir eğitim sağlamak, kadınların eşit ve özgür bireyler olarak yaşamasını savunmak, emeğe ve insan onuruna değer vermek…

     Bütün bunlar, 30 Ağustos’un ruhunu geleceğe taşımaktır. Çünkü zaferler yalnızca kazanılmaz; korunur, yaşatılır ve gelecek kuşaklara aktarılır.

     Bugün gökyüzüne baktığımızda özgürce dalgalanan bayrağımızı görüyorsak, bunu 104 yıl önce bağımsızlık uğruna mücadele edenlere borçluyuz.

     Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın bütün kahramanlarını ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

     30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

     Yaşasın bağımsızlık!

     Yaşasın Cumhuriyet!

     Yaşasın özgür Türkiye!

     30 Ağustos Zafer Bayramı bağımsızlık sembolüdür kutlu olsun .

     Milli bayramları kutlamayanlar  bir gün yaşayacak ülke  bulamazlar .

     Ne mutlu Türküm diyene.

Share
974 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAĞIMSIZLIK BENİM KAREKTERİMDİR

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         30 Ağustos 1922…      Bir ulusun kaderinin yeniden yazıldığı gün.      Anadolu’nun işgal altında olduğu, bağımsızlığımızın tehlikeye düştüğü, umutsuzluğun yüreklere çökmeye çalıştığı bir dönemde Türk ulusu, özgürlüğünden ve yurdundan vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.      Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir ordunun kazandığı askerî zafer değildir. Bu zafer; tutsaklığı re...
  • İşgal ve Kurtuluş

    08 Eylül 2026 Yazarlar

    (11 eylül 2021’te yayınlanmış)                    Kadirşinas  Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ziyadesi ile ilgilendirmelidir.         Çünkü, Yunan’lıların bölgemizde, birinci dünya savaşından sonraki, iki yıl iki ay iki gün süren işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, Bursa’mızın 11 Eylül de kurtuluşunu yaşa...
  • MAHALLE BASKISINDAN KURTULMALIYIZ!

    08 Eylül 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Günümüz Türkiye’sinde, çok acayip durumlarla karşılaşmak doğal olmuş. İnsanlarla, olguları  konuşmak imkansız denecek kadar zor bir konu olmuş. (Görünen köy kılavuz istemez) misalinde olduğu gibi, üzerinde hiç zorlanmadan mutabık olup anlaşacağımız  çok açık net konularda dahi anlaşamıyoruz ve her kafadan bir ses çıkıyor.      Zira, yaşanan olaylara bakış açımız olgulara göre değil, algılara göredir.      Olgu nedir ?     ...
  • KILIÇDAROĞLU’NDAN MEDET UMANLARA GELSİN..!

    07 Eylül 2026 Yazarlar

        CHP'nin başına butlan olarak getirilen ve AKP'ye hizmet ettiğinden kimsenin şüphesinin dahi olmadığı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine verilen görevi oldukça güzel bir şekilde yerine getirmeye devam ediyor...      Seçilmişlerin görevden alındığı, kimsenin itibar göstermediği atamalar ile yol yürümeye çalışıyor.      Hiç dikkat ettiniz mi, CHP'nin başına tekrar geldikten sonra, hiç iktidarı eleştirdi mi, asgarî ücretliden bahsetti mi, Ankara'da parkta görev yapan gazilerden veya şehit...