Son Dakika


Geçtiğimiz haftanın 6 gününü yavru vatan dediğimiz, Kıbrıs’ta geçirdim arkadaşlarla….
Güzel bir hafta oldu bizim için…
Antalya’ya tatile gitmektense, Kıbrıs’a gidip gelmenin daha ucuz olduğunu fark ettik.
İnsan, Kıbrıs’a gittiğinde insan olduğunun farkına varıyor…
Ne bir cinayet, ne bir gasp, ne bir hakaret veya bir tehdit yok.
Herkes kendi halinde yaşıyor.
Ayağınızı kaldırımdan aşağıya attığınızda, otomobiller 20 metrede duruyor ki, karşıya geçiş yapasınız…
Bizim buralardaki gibi, korna sesi de yok…
Haliyle gürültü olmayınca, dingin bir şehir olma özelliği ortaya çıkıyor.
Kıbrıs’lı olanlar, Cumhurbaşkanımızdan şikayetçi…
Kendisini, hiç mi hiç sevmiyorlar….
Sebebi ise, her gelip gittiğinde arkasından zam olması….
Ne kadar güzel yaşıyoruz, neden buraya gelip adanın huzurunu bozuyor ki, fikri ortak kanı oluyor.
Bakın, size külliye ve camii yaptırdı daha ne istiyorsunuz? dediğimde, Bizim Külliyeye ya da camiye ihtiyacımız yok, biz ibadetimizi her yerde yaparız. Bizim ihtiyacımız Elektrik ve Su…
Rakım dolayısıyla, su sıkıntısı çeken bir bölge.
O bakımdan tüm binaların ya arkasında, ya da üstlerinde hidrofor bulunmakta…
Akdeniz de yer almasından dolayı da, yılın neredeyse 10 ayı havalar sıcak geçiyor. Bu da, hatırı sayılır oranda klima ve elektrik kullanımını artırdığından dolayı, elektrik sıkıntısı yaşanıyor ve zaman zaman elektrik kesintileri meydana geliyor.
Bacasız sanayi diye adlandırılan Kumarhane ve üniversite geçim kaynağı, Kıbrıs’lıların…
Bölgenin her tarafı neredeyse, kumarhane, ve gazino…
Bir Milyon 345 bin nüfusa sahip olan Kıbrıs’ta 33 kumarhane bulunmakta.
Kuzey Kıbrıs yasalarına göre, KKTC vatandaşlarının ve 25 yaş altında olanların kumarhaneye girmesi yasaktır. Ancak, turistler ve yabancı ülke vatandaşları casinoya giriş yapabilir. Türk vatandaşları da turist olarak görüldüğünden dolayı, onlarda kumarhaneye elini kolunu sallayarak rahatça girebilmekte.
Kumarhanelerin yanı sıra, KKTC ekonomisi, tarım, turizm ve hizmet sektörlerine dayanmaktadır. Özellikle turizm, güzel plajları ve tarihi mekanları ile KKTC’nin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Kıbrıs halkının biz Türkleri pek sevdiğini söylemek doğru olmaz.
Kıbrıs’a gittiğinizde yabancı bir ülkeye giriş yapmış gibisiniz.
Türkler’e, Kıbrıs’ta sadece ülkeye gelir getiren bir turist olarak bakılmakta.
Biz buradan her ne kadar Yavru Vatan diye olaya baksak da, oraya gittiğinizde, yavrunun siz olduğunu anlarsınız.
Yaz aylarında Kıbrıs’a gitmenizi kesinlikle öneririm.

Özellikle Mağusa pilajı ve Alsancak plajının doğal güzelliği ve temiz denizinde yüzmenin keyfini çıkarabilirken, doğal tarihi güzellikleri de görme fırsatı yakalayabilirsiniz.
Örneğin, 1974 yılından bu yana bir çivi çakılmayan kapalı Maraş’ı, Bellapais Manastırı, Girne Kalesi.
St. Hilarion Kalesi, Lala Mustafa Paşa Camii (St. Nicholas Katedrali) ve Kantara Kalesini gezebilirsiniz.Yemek olarak Kıbrıs’a ait olupta bizim bilmediğimiz bir şey yok. Ama, Kıbrıs’ın en meşhur yemeği olan Kıbrıs köftesini klasik ve diğer yörelerde yapılan köftelerden ayıran en önemli özelliği ise içerisinde kıymadan çok patates olmasıdır.
Gerçekten gidip görmenizde, gezmenizde fayda var.
Ne demiş atalarımız:
Çok gezen, çok bilir…
BENZER HABERLER