logo

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER VE 19 MAYIS GERÇEĞİ

     Sevgili dostlar; bu yazacaklarım Cumhuriyet tarihinin gerçekleridir, içinizde M.Kemal’in kaleminden NUTUK kitabını  okumuş olanlar bu gerçekleri iyi bilirler.

     19 Mayıs tarihi Türk milletinin M.Kemal önderliğinde emperyalizme ve yerli iş birlikçilerine karşı örgütlü  mücadeleye başlamasının yıl dönümüdür, daha doğrusu Türk milletinin yeniden doğum günüdür, kulluktan özgür bireyliğe geçiştir, hepimize bir kez daha kutlu olsun.

     Yıllardır bu iş birlikçiler padişah Vahdettin’e verilen bu onurlu ve şerefli mücadeleden pay çıkartmak için tarihi yalanlar söylediler bu gün hala bundan vazgeçmediklerini görüyoruz.

     “M.Kemal’i Anadoluya Vahdettin gönderdi” yalanı buraya kadar doğru 6 mayıs 1919’daki talimatnameyle Osmanlı subayı olan M.Kemal’i 9. ordu müfettişi olarak Anadolu’ya gitmesini onaylamıştır padişah olarak, peki ne amaçla gönderildi.

      Mondros mütarekesinde alınan kararlara uygun olarak, İngilizlerin Padişaha verdikleri nota neticesinde Anadolu da neler yapması istendi.

1-Bölgedeki asayişin düzeltilmesi, sorunların tespiti

2-Silah ve cephanenin(ordularımızdaki dahil) bir an önce toplanıp koruma altına alınması

3-Oluşan şüraların engellenip kapatılması ordularımızın dağıtılması, ordunun ve halkın elindeki silahların toplanması dersek daha iyi anlaşılacak sanırım.

     Bu yapılacaklarla ilgili çok geniş yetkiler verildi hem askeri hem mülki sivillere dahi emir verebilecekti.

     M.Kemal, Anadolu’ya geçtiğinde bunların hiç birini yapmadı, tam tersine orduları dağıtmayıp halkı direnişe çağırdı silahları toplamak yerine halka silah dağıttı, şuraları kapatmak yerine yeni şuraları ve kongreleri toplayıp direnişi körükledi tabiki İngilizler çıldırdı.

     8 Haziran 1919 da İstanbul’a geri çağrıldı, gitmeyince 23 Haziran da görevinden azledildi, bunun üzerine Vahdettin’e istifa ettiğini bildirdi.11 Mayıs 1920 de silah arkadaşları ile birlikte idama mahkum edildi.

     Bu zor şartlarda, kurtuluş savaşını bitirene kadar bir mucize gerçekleştirdiler, bu nedenle hepsinin önünde saygıyla  eğilmemiz gerekiyor.

     Biraz geri dönersek, 1918’in 13 Kasım’ında Sadrazam İzzet Paşanın çağrısı ile İstanbul’a geldiğinde Haydarpaşa da karşılanır, küçük bir tekne ile Galata’ya geçerken Dolmabahçe önünde demirlemiş 61 parçadan oluşan işgal donanmasını görür, yanındaki arkadaşı ve doktoru olan R.Ferit Talay’a onları işaret ederek, şunları söyler “İstanbul’a gelmemeliydim Anadolu’ya geçmeliydim, merak etme bunlarda GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER”  der, öyle de oldu geldikleri gibi gittiler.

     Sevgili dostlar M.Kemal Atatürk’ü anmak yetmiyor, onun hayatını okuyup, anlamak gerekiyor. Hayatından dersler çıkarmak gerekiyor.

     Çünkü, ATATÜRK demek, mücadele demektir.

     Kalın Sağlıcakla.

Share
4310 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?