Son Dakika


Bir Muhtar düşünün ki;
Bir eli yağda, diğeri balda…
Hayatta her şeyden memnun.
Onun için; düzenine karışmayın, yaptıklarına ses çıkarmayın, ondan mutlusu yok…
Hele bir de cebinden para çıkmıyorsa değmeyin keyfine…
Gelen misafirlerine karşı cömertliği ün salmıştır.
Misafirler bir bakıyorsunuz Barakfakih’deki kasaplarda, bir bakıyorsunuz daha lüks restaurant ve lokantalarda ağırlanıyor.
Bu olay öyle ayda bir kere felan değil, neredeyse günü birlik olduğu bile oluyor.
Protokolde gözükmek, onlara şirin görünmek için de atmadığı takla, ağırlamadığı kimse yok.
Tanımadan, yaşantısına baksanız;
Dersiniz ki, acaba hangi Holdingin sahibi…
Üzerinden hiç inmediği aracının yakıtından tutunda, kızına sıfır bir araç ve yılda iki üç kez ultra lüks otellere ailece tatile gittiğini söylemiyorum bile…
Peki sizler, yıl da bir kere böyle bir tatile gidebiliyor musunuz..?
Aldığımız asgari ücretle geçinemiyoruz diye meydanlara çıkan ve sürekli her platformda asgari ücrete zam isteyen işçilere; bırakın palavrayı, bakın muhtar nasıl geçiniyor diye anlatmak lazım…
Bazı muhtarlarla da bu konuyu görüştüm, sordum:
Sizin maaşlar nasıl bu kadar bereketli mi?
Yok abi, bizim maaşlar yanımıza gelenlere çay söylemeye ancak yetiyor cevabını aldım.
Demek ki, bu işin sırrını Barakfakih muhtarı açıklamalı.
Daha öncede bu muhtarla ilgili geçtiğimiz yıl bir haber çıkmıştı bilenler, bilir.
Barakfakih bölgesine Çiftçilerin bahçelerini sulayabilmeleri için BUSKİ tarafından yapılan su deposundan, muhtarın bilgisi dahilinde fabrikalara su veriliyordu.
Muhtar da bunu; kimseye hesap vermeme gerek yok, üstlerimin haberi var diyerek açıklamıştı.
Yaz sıcakları gelmeye başladı.
Yakında fabrikalar yine muhtarın kapısını çalar, buna şüphemiz yok.
Yine aynı sözü kullanacağından da eminim…
Geçtiğimiz ay, sizlerinde bildiği gibi Barakfakih mahallesinde bir pilav günü düzenlendi.
Bu pilavın maliyeti ise; Bir milyon 350 bin lira olarak lanse edildi.
Oldukça büyük bir rakam.
Neredeyse tüm Kestel’e pilav verebilirsin.
Ben, burada pilavın rakamının veya kaç kişiye verildiğinin arkasında değilim.
Burada etik olmayan ve mutlaka araştırılması gereken bir konunun ısrarcısıyım.
Pilav öncesi bakın nasıl bir mesaj geliyor, Barakfakih mahallesi sakinlerine..!
25 MAYISTA YAPACAĞIMIZ BARAKFAKİ HZ ALMA VE GELENEKSEL PİLAV GÜNÜMÜZE YARDIMLARINIZI BEKLİYORUZ.
Kelime hatalarından bahsetmiyorum bile.
Peki mesajın devamı nasıl bitiyor…
AHMET AKBULUT HALK BANKASI
TR890001200928900001021380
Gönderilen mesaj bu şekilde bitiyor.
Ama, daha anlatacaklarım bitmiyor.
İbana para atmak istemeyenler içinde, bir formül düşünülmüş.
Helvacı kağıdından yapılan ve hiç bir resmiyeti ve bağlayıcısı olmayan bir kağıt parçası karşılığında, yardımlarınızı yapıyorsunuz.
Hatta, hiç bir belgeye maruz kalmaksızın elden de bağış yapanların olduğu yönünde duyumlar var kulağımıza gelen.
Şimdi burada sorulması gereken bazı sorular var.
Örneğin;
Muhtarlık yerine, kendi ibanını paylaşmak doğru mu..?
Helvacı kağıdının nasıl bir resmiyeti var..?
Toplanan paralar pilavın ücretini karşılamıyorsa, sen hangi bütçen ile tamamlayabiliyorsun…?
Toplanan paralar, pilavın ücretini karşılıyorsa, artan o paralar nerede ve azaların bundan ne kadar haberdar…?
Yaşadığın bu lüks hayatı bu şekilde mi karşılıyorsun..?
Bu ve bunun gibi soruları fazlasıyla çoğaltabiliriz.
Ama, bu konuya yetkili kişilerin el atması, gerekli incelemelerin yapılması şart olduğu gibi, geriye dönük incelemelerde bulunulması kesinlikle kaçınılmazdır.
BENZER HABERLER