logo

01 Şubat 2023

HANİ ÇAY BEDAVA, KEK BEDAVAYDI..?


Ramazan Kestane
ramazan@kestelyore.com

     Biliyorsunuz, 2018 yılında Partili Cumhurbaşkanı tarafından verilen bir vaat vardı.

     Neydi?

     “Millet Kıraathaneleri açacağız, Çay ve Kek bedava olacak”

     Eee…Tabi geleceğini düşünmeyen, bir  tabak pilava, bir ekmeğe oy veren halk, elbette bir kek’e de oy verecekti, hemi de yanında bedava çay da var.

     Ohhh misss….

     Bu vaatlerden sonra, ülkenin hemen her tarafında, hem cumhurun sözünü yere düşürmemek, hem de cumhura şirin görünmek, yaranmak için bir çok belediye millet kıraathanesini hayata geçirdi.

     Ama, bedava olan kısmını şu ana kadar hiçbir yerde de görmedim.

     Kıraathanelerin nasıl olacağı halen  bilinmezliğini koruyor.

     Haremlik selamlık mı olacak, yoksa sadece erkeklerin yararlanabileceği Belediyenin arka tarafında açılan, Erdoğan’ın kahvesi gibi bir yer mi olacak.?

     AKP uzun vadeli ve karmaşık planların partisidir.

     Yıllardır İmam Hatip liselerinin sayısı artıyor, mezunlar iş bulamamaktan şikayetçi.

     Millet kıraathanelerinde iş başı yaparlarsa, verecekleri çayın da adı; “imamın abdest suyu” olur, böylece binlerce İmam hatip lisesi mezunu da iş sahibi olur.

     Oysa ki, kıraathaneler Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda kitap okuma yeri olarak kurulmuştur.  Bunu da ilk, Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk yapmıştır. Hatta, kahvelerde okuma köşesi bulunmayan yerlere ruhsat bile alamazdınız.

     Biraz daha ileriye gideyim; bana kalırsa bu beleş kek fikrini Erdoğan’ın aklına Bahçeli soktu. Adamın bütün sınıfsal çözümlemesi malum “püskevit” üzerineydi. Ona göre “püskevit” mutluluktu, “püskevit”e sahip olan mutluydu. Sınıf çatışmasının temel dinamiği olan “püskevit”in adil bölüşümü bütün çatışmayı, dayanışmaya döndürecekti. İşte Bahçeli’nin bu tezleri, şu sıralar birbirine göbek bağıyla bağlanmış olan RTE-Bahçeli paradigması içinde yatay bir hareketle Erdoğan’ın projelerinde hortladı. Bu sınıfsal çözümleme modelindeki “püskevit”i “kek”e dönüştürüp, niteliksel bir sıçrama yaptığını düşündü Erdoğan…

     Kimse işsiz kalacağım, evime ekmek götüremeyeceğim, genç bir bireysem ailemden para istemeye bile utanacağım diye düşünmedi.

     Milletin okuma yerine ihtiyacı yok.

     Millete sen iş ve olanak sağlarsın o da işinden geri kalan zamanında, benim de zamanında yaptığım gibi, istediği zaman istediği yerde kitabını okur.

    “Nerede beleş oraya yerleş” diye atasözünün olduğu topraklarda, bir lira ekmek için birbirini ezen insanların olduğu yerde, halkını çok iyi tanıyan bir politikacının vaadidir. 

     AKP tabanını, yoksul kesimini heyecanlandıracak proje. Belirtmeyi unuttum, düşünsel yönden yoksul insanlar.

     Çünkü, bedava kek onların ağızlarını sulandırıyor.

     Yıl olmuş 2023, yaşadığımız dünya üzerinde bizimle aynı oksijeni kullanan Elon Musk adında bir adam Mars’a gitmek, orada koloni kurmak hayallerinin peşinde koşarken, seksen bilmem kaç milyon kişilik bir ülkenin halen başında olan biri halen çayla, kekle oy alıyorsa, varın gerisini düşünmeyin bile…

     Bu anlamda, İlçemiz belediyesini de kınıyorum.

     Yüzbinlerce tüyü bitmemiş bu halkın paralarını hunharca, düşünmeden harcayan Kestel Belediyesi, tadilatı, tamiratı, imaları bittiği halde millet kıraathanesini açmadığı için.

     Bakın, bir aksilik olmazsa 14 Mayıs’ta seçim var.

     Tayyip Erdoğan, şimdi çıkıp ne vaat verecek.

     Çay dedi, kek dedi.

     Kestel halkı bu kampanyadan faydalanamadı.

     Müsriflikte sınır tanımayan Önder Tanır’ın Kek ve Çay konusunda cimri olduğunu görüyoruz.

     Öyle olmasa, bitirilen millet kıraathanesi açılmaz mıydı.?

     Ama ben yine de şuraya küçük bir uyarı bırakmak isterim:

     Eğer olursa; buraları cemaat kitapları ile doldurup, üyelik ile kitap verirler.

     Siz de dostlar alışverişte görsün diye, alır götürürsünüz eve.

     Sonra o cemaat paralel olur.

     Siz de terörist.

     Kimse o kitabı oraya koydurana bakmaz, size bakar.

Share
634 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANLAYAMADIM

    23 Mayıs 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,     Kıymetli dostlarım.     Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız Yollar, köprüler, binalar önemlidir.      Ancak; bir milletin geleceği; yollarıyla, köprüleriyle, binalarıyla değil… Nasıl insan yetiştirdiğiyle anlaşılır.      Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi ekonomi değildir aslında. Ekonomi bir şekilde düzelir. Daha büyük bir meselemiz vardır:  Nasıl bir insan yetiştirdiğimiz… Bu ...
  • Hava kirliliği Kestel’e has değil!

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Kestel de, sağlığımızı tehdit edecek boyutta hava kirliliği olduğu herkesin malumu, dolayısıyla bu olaya karşı halkta önemli oranda bir tepki var. Ama, bir Allah’ın kulu çıkıp hava kirliliğinin neden bu aşamaya geldiğini  nedenin ne olduğunu izah etmiyor, hal böyle olunca, hepimiz  kızgın bir şekilde kimlere ve nelere olduğunu  bilmeden tepki koyuyoruz.     Öncelikle bilinmesi gereken konu,  hava kirliliği sadece  Kestel’e has ve&...
  • RECEP – KEMAL – BAHÇELİ

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

    CHP’de 13 yıl Gen. Bşk. lık yapmış başarılı olamazsam giderim demiş geldiğinde, bu süreçte 12 seçim kaybetmiş buna rağmen gitmemiş, kurultayda seçim kaybetmiş ve partisine kurultayda usulsüzlük yapıldı diyerek dava açmış, bunlar yetmemiş gibi bir video yayınlayıp birde kendi hesabından yayınlayan, o zamanda 10 bin civarında yorum vardı altında % 98 i kendisine hakaret içeriyor, partililer yeter düş yakamızdan diyor ama ısrarla devam, tam bir utanç vesikası, insanda gerçekten bir utanma duygusu arlanma olur ve Ak partinin aparatı olmanın dışınd...
  • ZOR GÜNLERDEN GEÇİYORUZ!

    13 Mayıs 2026 Yazarlar

         Tatiller elbette herkese faydalı ve yararlıdır. Yoğun iş stresinden biraz olsun uzaklaşmak, kafayı dinlemek ve zinde bir vücut ile tekrar göreve dönmek için olmazsa olmazlarımızdandır.      Bu yıl Mayıs ayı tatil sevenler için çok güzel geçerken, işverenler bakımından öyle değil.      Kapital sistem, boş yere insan bakmayı sevmediği gibi, çalışmayana ücret vermekte istemez.      O bakımdan tatiller uzadığında, ilk itiraz hep işverenlerden gelir. &n...