logo

30 Ekim 2019

Kestel Belediyesi mi, Kestel Hapishanesi mi..?


Ramazan Kestane
ramazan@kestelyore.com

     Uzun yıllardan beri girmediğim belediyeye geçtiğimiz hafta girmek zorunda kaldım. Nedeni ise; Protol gereği, belediye başkanı Önder Tanır’ı ADD Kestel Şubesinin Cuma günü yapacağı etkinliğe davet etmekti.

     Halkından böylesine korkan bir anlayışı, anlamakta zorluk çekiyorum.

     Seçim dönemi geldi mi, vatandaşın bir oyunu almak için atmadığın takla, söylemediğin yalan kalmayacak. Seçim sonrasında ise, kendini dev aynasında görerek, vatandaşlardan soyutlayacaksın, kaçacaksın.

     Belediyenin giriş kapısından girerken sizi kapıda iki tane güvenlik görevlisi karşılıyor. Birisinin elinde üst arama cihazı, diğeri de giren çıkanları kontrol ediyor.

     Hadi diyelim buradan geçtiniz.

     Tam asansöre yönelmeye niyet etmeniz lazım.

     “Niyet ettim asansöre binmeye…” diyerek… O tarafa yöneldiğiniz anda, girişin hemen sağında, “Danışma” yazar. Danışmadan geçeyim dersiniz. Ama, oradan birisi hemen “Hayırdır, nereye bir işiniz mi vardı” diye kısa bir sorguya çeker sizi…

     “Eee…şey başkanla görüşecektim” dersiniz, hemen bir soru daha yapıştırır: “Ne görüşecektiniz?”

     Söylemek istemezsiniz ne görüşeceğinizi… Ama, oradakiler mutlaka bilmek ister. Meraktan mıdır artık, orasını bilemem…

     “Bu kısmı da atlattık” diye düşünür asansöre tekrar ilerlersiniz. Belediyenin bir asansörü vardır. Saray da bulamazsınız o nu. Gösterişli jan janlı bir şey…

     Ama, bulunduğunuz kata gelmesi en az 5 dk. sürüyor.

     İsmi de sanki dalga geçer gibi “Uçak..!”

     Belediyenin giriş katından başkanlık odasına çıkana kadar, insan buraya neden geldiğini unutuyor.

     Taktik güzel valla…

     Tüm bunları atlattık, sonunda asansörümüz 3. kata başkanın bulunduğu kata geldi. İndiğimiz gibi, kapıda iki silahlı adam (başkanın korumalarıymış) sizi güzelce bir süzdükten sonra, hareketlerinizi inceliyorlar çaktırmadan…

     Başkanın sekreteryasında kısa bir dert anlatıyorsunuz, şunun için gelmiştim, şöyle bir sorunum vardı, bir davetiye getirdim v.s v.s.

     Eğer, sekreterya ile aranız iyiyse sizi özel kaleme yönlendiriyor.

     Özel kalem tarikatın adamı…

     Eğer, orada size “Buyurun oturun” derse, oturuyorsunuz. Bilgisayardan çalan Ney müziğini duymamanız mümkün değil.

     Bazen fikirler insanların beynine böyle de sokulabiliyor.

     Baktığınızda; güleç yüzlü gibi görülen ama sinsi bakışları hemen göze çarpan bu özel kalem müdürü, uygun görürse başkanla görüşürsünüz.

     Kılığınızın kıyafetinizin ve üslubunuzun İstanbul beyefendisi gibi olması lazım.

     Yoksa alimallah göremezsiniz başkanı…

     Beklersiniz haftanın bir günü belediyenin girişinde, alırsınız sıranızı isterse sizinle görüşür, istemezse de görüşmez.

     İşinize gelirse…

     Seçerken düşünecektiniz…

     Şimdi, ah edip vahlanmaya gerek yok.

    O eskidendi, belediye başkanıyla çat kapı görüşmek.

     Şimdi bunu neden anlattım.

     Bir belediye başkanı kendi seçmeninden, kendi halkından bu kadar mı kaçar…

     Neden, bu korku, kendini beğenmişlik..?

     “Yener Acar’dan daha kötü bir yönetici kimse olamaz” derken, bunları görünce “Acar’ın hakkını yemişiz” diye düşünüyorum.

     X-Ray – Silah – Cemaat üçgeni arasında sıkışan bir yönetimden ne beklenir ki, varın gerisini siz düşünün…

     Not: Kestel belediye başkanı Önder Tanır’ın makamına hiç gitmedim bilmiyorum. Fakat, geçtiğimiz gün oraya giden birisi şunu anlattı. Makam masasının kenarında beyzbol sopası ve başkan eğilip kalkınca görülen belindeki silahı kötü bir görüntü oluşturuyormuş…

     Şimdi tüm bunlara insan şahitlik yapınca, Burası Kestel Belediyesi mi, Yoksa, Hapishane mi, sorusunu sormaktan kendini alamıyor….

Share
2239 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?
#

Kestel Belediyesi mi, Kestel Hapishanesi mi..?” için 2 Yorum

  1. Erkan Kılıç : diyor ki:

    Gelen gideni hep aratır Ramazan

  2. abdullah sezer : diyor ki:

    hapishane dediğiniz belediye değil kestel ilçe emniyet müdürlüğüdür biizat benim ve ailemin başına gelenleri size isim vermeden anlatırım

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...
  • Babam Küçük Ağa

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Memleket insanın yuvası mahallesi evi gibidir, her köşesinde yaşayan insanları insanın ailesinden biri gibidir. Derdi de, sevinci de ortaktır, derdi babam ve bizleri bu insanı felsefeyle yetiştirdi .      Erzurum'un Olur ilçesine bağlı(galo) Yeşilbağlar Mahallesi'nde, namı diyar "Küçük Ağa" denildiğinde herkesin yüzünde bir tebessüm belirir. Çünkü o isim, sadece bir insanı değil; merhameti, yardımseverliği ve insan sevgisini anlatır.      Küçük Ağa Ahmet Bulut... &...