logo

13 Haziran 2020

Kestel’de tüyü bitmemiş yetimin hakkı nerelere gidiyor…?


Ramazan Kestane
ramazan@kestelyore.com

     Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ın geçmiş bir yılı incelendiğinde, tercihini tamamiyle tarikat üyelerinden veya AKP’li esnaflardan yaptığına şahitlik ediyoruz.

     Siz bakmayın öyle, “Ben herkesin belediye başkanıyım” demesine.

     Ağızdan çıkan sözle, yapılan uygulama da çok büyük fark var.

     Önder Tanır’ın 9 Haziran günü mecliste, “Şimdi burada 3’ün 5’in hesabını yapacak değiliz” demesi, kendisine ait olmayan ama tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paraları nasıl çarçur ettiğini, nasıl düşüncesizce harcadığından bahsedeceğim sizlere…

     Benimde bazı gereksiz harcamaları duyduğumda, canım sıkıldı…

     Böyle bir saçmalık, böyle bir savurganlık olmaz dedim.

     Sonradan anladım ki, harcanan para kendi paran olmadığı zaman üçün beşin değeri hakikaten yokmuş…

     Maddeler halinde siz okuyucularımıza soralım bakalım hangilerinden haberiniz var ve görün sizlerin paraları nerelerde kullanılıyor.

  • İlçemizin Trafik sorunu çözmemek için, Boğaziçi Mühendislik ile bir anlaşma yapan Önder Tanır’ın yönettiği Kestel Belediyesinin bu firmaya 234 bin TL. ödediğini biliyor muydunuz…?
  • Organizasyonlara kiralanan sandalyeler için sürekli 47 bin TL ödendiği, Oysa ki, 35 bin TL’ye bu sandalyelerin hepsinin satın alınacağını biliyor muydunuz peki..?
  • Etrafta gezip sizlere soru soran anket firmasına 20 bin TL ödendiğini…
  • Yine bir başka anket firmasına 8 bin TL verildiği…
  • Cebinize gelen her mesajın parasının ücretli olduğunu ve bu mesajlar için 20 bin TL ödendiğini…
  • MHP’li Meclis üyesi Fatih Amil’in özel aracının 320 bin TL’ye hülle yoluyla belediye makam aracı olarak alınıp, ardından bu araca binlerce lira masraf yapıldığını…
  • Sinerji iletişim denilen bir firmaya, İnternet ve Sosyal Medya danışmanlık adı altında Belediye Başkanı Önder Tanır’a metin hazırlaması için 12 bin TL verildiğini…
  • Düğünlerde, evlenen çiftlere hediye edilen fincan takımlarına 25 bin TL verildiğini….
  • Eski Kültür Merkezine yaklaşık olarak 500 bin TL harcandığını….
  • Belediye binasına kendi keyfi uygulamaları için harcanın miktarın ne kadar olduğunun bilinmediğini…
  • “Ücretsiz yapıyoruz dediği” her organizasyona binlerce lira belediyenin kasasından ödendiğini…
  • Semazenlere Kestel’de dönmelerine karşılığında 10 bin TL verildiğini…
  • Kendi çizdiği ve parasını aldığı Kestel Kent meydanı projesini beğenmeyen, yeniden bir proje çizimi için mimar ve mühendislerle anlaşıldığını, ne kadar ücretin ödeneceğinin bilinmediğini…
  • Her türlü alış-verişinde tercihini AKP’li esnaflardan yaptığını…
  • Milletvekili, Bakan ve Protokol erkanının eşlerine hediye edilmek için 400 adet eşarba 5 bin TL verildiğini biliyor muydunuz…?

Elbette bu yazdıklarımın bir çoğunu bilmiyordunuz.

     Desem ki, bunlar sadece ulaşabildiklerimin yarısıdır inanın…

     Çünkü, Kestel belediyesinde gerçekten kontrolsüz bir şekilde harcama yapılırken, Belediyede çalışan personelin ise geçmiş 5 yıl içerisindeki mal beyanları araştırılıyor…

     Gerekçe neymiş, oluşabilecek rüşvet ve yolsuzluğu önlemekmiş.

      Elbette; rüşvet ve yolsuzluk olmasın yapanın yakasına yapışılsın hesabı sorulsun. Ama, diğer taraftan da halkın, tüyü bitmemiş yetimin parası hunharca harcanmasın…

     Kestel Belediye başkanının tarikatlardan ve AKP’lilerden yana, yandaş olduğunu bilmeyen yoktur.

     Siz bakmayın öyle, Tunceli’den 2 kilo nohut getirip, Kestel Belediye fırınında sattırdığına, maksat şirin gözükmek olsun…

     O bakımdan, Tanır’ın reklam kokan hareketlerini, kimse bize “samimi” diye yutturmaya kalkmasın.

     Biz, kimin ve kimlerle samimi olduğunu çok iyi biliyoruz…

Share
7133 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?
#

Kestel’de tüyü bitmemiş yetimin hakkı nerelere gidiyor…?” için 1 yorum

  1. Murat Çelebi : diyor ki:

    Merhaba. Ben şu 2. Maddedeki sandalye meselesini tam anlamadım biraz açarmısın

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...