logo

02 Şubat 2023

Keyfiniz bilir


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; 14 Mayıs’ta seçim olacak  ise,  4 aydan daha az bir süre kaldı. Ortada kaotik bir durum söz konusu. Normalde yasalara göre, sayın Erdoğan’ın seçime girmemesi lazım, varsayalım ki yasal bir kılıf uyduruldu seçime girdi. Bu sefer başka bir handikap var. Mesela muhalefetin adayı kimle yarışacak, Normalde AK Parti genel başkanıyla yarışması gerekiyor, ama sayın Erdoğan ordunun baş komutanı olduğu için, milletin ordusu konumunda olan bir kurumla yarışacak, Cumhurbaşkanı sıfatıyla  devletin başı olduğu için, bütün milletin devleti olması gereken devletle yarışacak. Böyle başı başı bozuk ve anarşik bir sistemle seçime gidiyoruz, nasıl bu işin içinden çıkacağız bilemiyorum. Allah yardımcımız olsun ne diyelim “her şerde bir hayır vardır” diyelim. Bu şartlarda muhalefetin işi bir hayli zor. Ama, epeyce avantajlı konumda. Çünkü, AK Partinin Türkiye halkı nazarında kredisi çok azalmıştır, dolayısıyla devletin gücünü kullanarak seçimi kazanma gayretindedir. Fakat, Muhalefet Türkiye gerçekliğine uygun, iyi organize olmuş, küçük gurupsal hesaplar yerine Türkiye halkının çıkarlarına önem veren ve insanları bu amaç için birleştiren bir yol izler ise başarılı olur. Zira aslolan ne devlet, nede ordu gücüdür. Aslolan  yaşanan tarihi sürece denk gelen bir bakış  açısına sahip olmak ve ona göre davranmaktır. Eğer, devlet ve ordu sorunları  çözebilseydi Sovyetler Birliği  asla yıkılmazdı.

     Alpaslan, Malazgirt savaşını kazanamazdı, Kılıç aslan miryokefalon savaşını kazanamazdı ve Türkiye halkı ulusal kurtuluş savaşını kazanamazdı. Yani en büyük güç hak ve hakikattir muhalefet siyaseti Türkiye ve dünya gerçekliğine göre yaparsa, başarılı  olur. Savaş, savaş alanında kazanılmaz, önceden planlanarak kazanılır. Savaş meydanında tatbik edilir, tıpkı Alparslan gibi, Kılıç Aslan gibi, Timurlenk gibi ve de Mustafa Kemal gibi. Türkiye’yi bu açmazdan büyük düşünürseniz kurtarabilirsiniz, siz görevinizi yapın Türkiye halkı sizi başa getirir yeter ki size güvensin. Bazı siyasiler, Türkiye seçimlerinde dış güçlerin parmağı olacakmış gibi lafları ağzına sakız yapmışlar, kimsenin Türkiye halkını aptal yerine koymaya hakkı yok, bu halk ne yapacağını bilecek kadar akıllıdır, bundan önce kendini bulunmaz hint kumaşı zanneden nice partileri yerle yeksan etti. Sizi de ters köşe edecek. Yeter ki, dürüst ve namuslu siyasiler insanların birliği, hakk , hukuku için sağa sola sapmadan doğru yolda yürüsünler.

     Bir miktarda HDP’nin  “altılı masa bizim istediğimiz adayı çıkarmazsa ve bizimle bazı ilkelerde anlaşmaz ise, biz cumhurbaşkanı adayı çıkaracağız” tavrı konusunda görüş belirteyim.   Her ne hikmetse HDP’li arkadaşlar egemen sınıfların temsilcileri tarafından muhatap alınmaya çok meraklılar. Anlamıyorum, niye olur olmaz her şeye  bu kadar meraklısınız  6’lı masayla hükümet kurma ve benzeri bir şey yapmadığınıza, ortada  pazarlık yapılacak bir şey yok. Sizin Cumhurbaşkanı adayı göstermenizin size bir faydası olmadığı gibi, halkada faydası yok o zaman niye boş işlerle uğraşıyorsunuz. Toplumun beklentisi, Türkiye de bir değişimin olmasıdır. İşsizlik,  pahalılık ve zulüm insanları bunaltmış durumda, siyasilerin yapacağı üzerine düşeni yapmaktır. Yapmayanlar boşa düşüp havasını alır. Bu anlamda, HDP ya değişim öznesi olup  halkın güvenini kazanır, gelecekte iddia ettiği gibi Türkiye Partisi olur, yada  dar bir çemberin içinde kalarak zamanla yok olur.

Keyfiniz bilir, milletvekilli seçimine angaje olup iyi bir sayıyla meclise girerseniz en doğrusunu yaparsınız .

     Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye çapında, Toplumun beklentisi doğrusunda adım atmalısınız, merak etmeyin bu yaptığınız hayırlı işleri Türkiye halkı gelecekte mükafatlandırır. Eğer “Türkiye halkının beklentisi bizi ilgilendirmez” derseniz, Allah işinizi gücünüzü rast getirsin. Siz olmasanız da sonuçta halk Türkiye de bir cumhurbaşkanı seçecek, sizde aut olursunuz. O vakit bizde diyeceğiz “ne haliniz varsa görün bizi ilgilendirmez”

Share
490 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANLAYAMADIM

    23 Mayıs 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,     Kıymetli dostlarım.     Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız Yollar, köprüler, binalar önemlidir.      Ancak; bir milletin geleceği; yollarıyla, köprüleriyle, binalarıyla değil… Nasıl insan yetiştirdiğiyle anlaşılır.      Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi ekonomi değildir aslında. Ekonomi bir şekilde düzelir. Daha büyük bir meselemiz vardır:  Nasıl bir insan yetiştirdiğimiz… Bu ...
  • Hava kirliliği Kestel’e has değil!

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Kestel de, sağlığımızı tehdit edecek boyutta hava kirliliği olduğu herkesin malumu, dolayısıyla bu olaya karşı halkta önemli oranda bir tepki var. Ama, bir Allah’ın kulu çıkıp hava kirliliğinin neden bu aşamaya geldiğini  nedenin ne olduğunu izah etmiyor, hal böyle olunca, hepimiz  kızgın bir şekilde kimlere ve nelere olduğunu  bilmeden tepki koyuyoruz.     Öncelikle bilinmesi gereken konu,  hava kirliliği sadece  Kestel’e has ve&...
  • RECEP – KEMAL – BAHÇELİ

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

    CHP’de 13 yıl Gen. Bşk. lık yapmış başarılı olamazsam giderim demiş geldiğinde, bu süreçte 12 seçim kaybetmiş buna rağmen gitmemiş, kurultayda seçim kaybetmiş ve partisine kurultayda usulsüzlük yapıldı diyerek dava açmış, bunlar yetmemiş gibi bir video yayınlayıp birde kendi hesabından yayınlayan, o zamanda 10 bin civarında yorum vardı altında % 98 i kendisine hakaret içeriyor, partililer yeter düş yakamızdan diyor ama ısrarla devam, tam bir utanç vesikası, insanda gerçekten bir utanma duygusu arlanma olur ve Ak partinin aparatı olmanın dışınd...
  • ZOR GÜNLERDEN GEÇİYORUZ!

    13 Mayıs 2026 Yazarlar

         Tatiller elbette herkese faydalı ve yararlıdır. Yoğun iş stresinden biraz olsun uzaklaşmak, kafayı dinlemek ve zinde bir vücut ile tekrar göreve dönmek için olmazsa olmazlarımızdandır.      Bu yıl Mayıs ayı tatil sevenler için çok güzel geçerken, işverenler bakımından öyle değil.      Kapital sistem, boş yere insan bakmayı sevmediği gibi, çalışmayana ücret vermekte istemez.      O bakımdan tatiller uzadığında, ilk itiraz hep işverenlerden gelir. &n...