logo

17 Mayıs 2021

BU KADARINA PES (Kendi bakanlığına mal satan bakan)


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Sevgili dostlar; Rüşvet ve Yolsuzluk, ilk çağlardan beri toplumları içten içe kemiren bir yaradır, bunun ne tedbir alırsan al önüne geçemiyorsun. Çünkü, iki tarafta buradan nemalanıyor. Gelişmiş ülkelerde denetim mekanizmaları daha iyi çalıştığından daha doğrusu hukuk denen mekanizma sorunsuz herkese eşit işlediğinden, çok nadir olarak yaşanıyor. Ama, biz ve bizim gibi az gelişmiş hukuk yoksunu ülkelerde neredeyse her gün böyle bir olaya şahit olabiliyorsunuz.

     Adı: Ruhsar Pekcan, Ticaret bakanıydı yeni görevden alındı, kamu kaynakları üzerinden aile şirketlerine çıkar sağladığı ile ilgili iddialar var, aslında inkar etmedi, kendisi de doğruladı bu ihale işini ve inanılmaz rahat sanki hiçbir sıkıntı yok en tabii hakkıymış gibi birde ucuz vermiş malı hem de kendi bakanlığına kutlamak lazım. Daha da ilginç olan Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, bu görev için Erdoğan’da bu olaydan hiç haberi yokmuş gibi sn. Pekcan’a teşekkür ediyor, insana aklını yedirirler. Dostlar böyle bir şey olabilir mi, bu konu ile ilgili anayasada nasıl yapılabileceği ile ilgili maddeler net açık.

     Kamu ihale kanununun bu durumlarda İhaleye katılamayacaklar ile ilgili 11. Maddesi bakın ne diyor. İhaleyi hazırlayıp yürütmek, sonuçlandırmak ve onaylamakla görevli olanların eşleri, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile evlatlıkları ve evlat edinenler ihaleye katılamaz..

     Bu işin ihale kısmı dezenfektanların hangi usulle eşi ve kendisine ait şirketten Ticaret bakanlığına alındığı hakkında bir açıklık yok tabi, bu kadar aptal olamazlar doğrudan alım yapmış olabilirler, ihale açmadan ama rakam 9 milyon TL. Hikaye değil. Bununla bitmiyor bu skandal yine bakan ve eşine ait olan şirkete Sanayi ve Teknoloji bakanlığı 1,4 milyon TL. Yatırım desteği veriyor. Devletten teşvik al bakanlıktan yatırım desteği al birde kendi bakanlığına bu kadar malı piyasa fiyatlarının çok üstünde sat gerçekten bu kadarına pes, bu ancak bizim gibi ülkelerde olabilecek, yaşanabilecek bir rezalet.

     40 yılı geçti makine imalatı yapıyorum ülkemizde çok az kişinin sahip olduğu bir ödüle sahibim, ilk üretim ilk ihracat ödülü, bir Allah’ın kulu da çıkıp ne teşvik nede yatırım desteğinden bahsetti ayrıca bunlar dışarıdan mal ithal ediyor ben ülkemizde ilk kez tarafımdan üretilen bir makinayı Almanya, Belçika gibi ülkelere satıp ülkeme döviz kazandırmıştım neyse bizim boğazımızdan öyle para zaten geçmezdi.

     Bu kişilerin ve vatandaşların çok iyi bilmesi lazım, bu iktidarın ömrü eğer seçimler vaktinde bile yapılsa 2023 te bitmiştir, bunların hepsi bu gün sorulamıyor, ama o gün sorulacaktır böyle yağma yok kesinlikle hesap vereceksin, bu tüyü bitmemiş yetimlerin hakları hepinizden geri alınacaktır. Ayıp utanır insan bu ülkede bakanlık gibi bir çok kişinin ulaşamayacağı makama gelmişsin ama ticari ve insani ahlaktan yoksunsunuz ve yasalara göre resmen suç işliyorsunuz üstünüzdekilerde tebrik edebiliyor.

     CHP, İYİ PARTİ, diğer tüm partiler hatta MHP bu olayın peşine düşmelidir, savcılıkları harekete geçirmelidir, görevden almak yetmez.

     Resmen tuz koktu…

     AKILLANMIYORUZ

     Dostlar, kripto para işi bir salgın haline dönüştü, hiç aklım ermedi bu tip işlere, borsa, at yarışı bahis oyunları bunlar iş değil çevremde çok oynayan var hiç yokumda demeyeyim, arada bir azda olsa sayısal, şans topu oynarım en azından bir süre zengin geziyorsun.

     Çiftlik bank tosuncuktan sonra, yeni bir bomba patladı. THODEX’İN sahibi F. Fatih Özer yaklaşık 400 bin kişiden topladığı iki milyar dolar ile yurt dışına kaçtı hemen ardından ikinci şok Ve Bitcoin’in Ceo’su İlker Baş’ta göz altına alındı, üçüncü şok GLDX Token adlı firmada alım satım işlemlerini durdurdu, göreceksiniz bu işlerin ardı arkası kesilmez devam edecektir.

     Bizler ülke olarak bu işlerde aslında oldukça tecrübe sahibiyiz. Sülün Osman’la meydandaki saatleri satmakla başladı bizim bildiğimiz, banker Yalçın Doğan. 18 yaşında İller bankasında çaycıydı bu çocuk bu işe başladığında, dönemin en büyük bankeri Kastelli’yi, jet Fadıl’ları tanıdı bu ülke insanı, hani otomobil üretecekti, ismi duyulmayanları eklesen kitap yazılır, sonra tosuncuk ve son yaşananlarla devam ediyor bu serüven, yine hukuk yok diyeceğiz, adalet yok, diyeceğiz ama akıllanmakta yok iyimi.

     Bakın dostlar, devletler bu konuda tedbirler alabilir, gelişmiş ülkelerde böyle şeyler pek yaşanmıyor. Çünkü, bu işleri yapacak olan kişilerin sermayesi bu konuda ehliyeti olmalı ve belli bir teminatı yatırma mecburiyetleri var. Mesele buda değil, ama böyle kısa yoldan para kazanma şansı yok olsa da sana bana yedirmezler, bu nasıl bir hırstır o zaman bunu göze alacaksın kardeşim, hiç mi akıllanmadınız, bu kadar yaşanandan sonra asla da üzülmem, kazanmak için alın teri emek gerekiyor doğru olanda bu.

     OLMADI BE REİS

    Çok renkli bir kişiliğe sahip Cemal Enginyurt var. MHP’den ihraç edildi, çok cesur kimseden korkusu yok ağzına geleni söylüyor. Biden için “Bidon” diyor. Erdoğan’a da vermiş veriştirmiş soykırım ile ilgili haksızda değil. Gerçekten çok ciddi bir tepki verilir diye beklendi, ama verilemedi bunun nedeni nedir biliyor musunuz Vahdettin döneminde Osmanlı bunu yaşamıştı. Çünkü, kasa yine tamtakırdı bizi İngiltere mi kurtarır, ABD mi bunlar tartışılıyordu, bu günde Bidene pardon Bidona cevap verilemiyorsa sesimiz yükselemiyorsa ekonomik zayıflığımızdandır, döviz rezervlerimiz olsaydı o ses farklı çıkabilir daha dik durabilirdik.

     Dostlar, ne kadar iyi insan olursanız olun, adamın cebinde para varsa sesi farklı çıkar bu aynen böyledir. Bir başka bakış açısı da bu güne kadar 31 ülke zaten bu soykırım işine “okey” demiş.

     Kimler yok ki içlerinde, en başta dost bildiğimiz Almanya, Belçika, Fransa, İsveç diye uzayıp gidiyor ne yaptık bu ülkelerin bayraklarını mı indirdik, elçiliklerini mi kapattık, hayır ve en fazla ihracat yaptığımız yerler bu ülkeler, geçelim bunları, şunu yapmalıyız bütün dünyaya arşivlerimizi sonuna kadar açıp anlatmalıyız bu AKP meselesi değil, ülke meselesi. Ermeniler o dönemde Osmanlının çöküşünden de faydalanıp, içinde yaşadığı ülkenin topraklarında isyan çıkarmaya kalktılar binlerce insanımızı, kadınımızı, çocuklarımızı katlettiler bunu yazılı, görsel olarak anlatmalıyız evet bizde yaptıysak üzüntümüzü belirtip, özür dileriz, hala yıllar öncesinin bu acı olaylarını gündemde tutmanın kimseye bir faydası yok.

     Soykırım konusunda dünyaya hesap vermesi gerekenler en başta Almanya, ABD, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Norveç gibi ülkelerdir, yüz binlerce insanı kendi çıkarları için katlettiler.

     Ne olursa olsun tabi ki Soykırıma verilen bu cılız tepki resmen hezimettir.

     OLMADI SN. SARIBAL

     Dersim’de yaşanan 1937 olaylarının yıl dönümü nedeni ile ilgili Bursa milletvekilimiz Orhan Sarıbal bir mesaj yayınlamış aynen şöyle;

     Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim katliamında yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum.

     Dersim Katliamı.

     Bu konuyu çok araştırıp irdelemiştim yıllar önce, bu konu ile ilgilide bir yazı yazmıştım şimdi bu olaylar yaşandığında tek parti olduğundan hükümette CHP vardı, Sarıbal’ın dediğine göre katliam yapılmışsa bunu şu an kendisinin de vekili olduğu CHP tarafından mı yapılmıştır, bunu mutlaka açıklamalıdır.

     1934’lerde başlayan bu hareketin başında, şeyh Rıza isminde biri vardı. Atatürk bu adama üç defa elçi gönderip, “Devlet içinde devlet olmaz, birlikte yaşayacağız” dediğinde asla kabul etmedi. Dersim’e yapılan hükümet konağı, okul yol ne varsa yıkıp yaktılar, son yaptıkları karakol baskınında onlarca askeri şehit etti bu asiler ve sonunda harekâta karar verildi.

     Biz, Kestel ilçemizde Dersim de yaşanan bu olaylardan sonra getirilip yerleştirilen Alevi dostlarımızla birlikte büyüdük işimizi, aşımızı paylaştık, bu dostluklar hiç eksilmediği gibi artarak bu günde devam ediyor, edecekte. Çünkü, bu konuları hiç konuşmadık, yok saydık.

    Yaşananlar gerçekten çok üzücü ve çok acıların yaşandığını, ailelerin bir birinden koparıldığını da biliyoruz bunlara bir insan olarak üzülmemek mümkün mü, keşke yaşanmasaydı, bunları bu şekilde dile getirip kin, nefret yaratmak, kapanmaya yüz tutmuş bir yarayı tekrar kaşımaya kalkmak, kimsenin buna hakkı yok sn. Sarıbal.

     Bu tip acı olayların ülkemizde bir daha yaşanmaması dileğiyle.

     Kalın sağlıcakla.

Share
117 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ekonomi kurmayları Bursa’da

    14 Haziran 2021 Yazarlar

          Esasen ben yazılarımda, genel bilgi ve ulusal ilgi konularından ziyade yerel ölçekte yazmak istiyorum. Gerçi yinede yerel kabul edilebilir bir konu. Özne Bursa idi.  Bursa’nın muhalefet gözünden bakılan ekonomik değerlendirilmesi ve çözüm önerileri anlatıldı.       Geçen hafta benim için özeldi. 4 ve 5 Haziran için önceden bilgilenmiştim, haberim vardı. Doğrudan Konularına hakim, uzmanlıkları bilinen iki akademisyen Prof. Dr. Hoca ve iki kıymetli Bürokrattan oluşan bir ekip olduğu...
  • Kurtuluş hak düzende

    14 Haziran 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.      Tespitlerinin hepsine katılıyorum.      Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.      Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik d...
  • ŞİKE KUMPASI VE FETÖ

    14 Haziran 2021 Yazarlar

                FETÖ illeti devleti devlet yapan tüm ayakları kanser haline getirmişti. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz yargıdır. Tüm ihanetlerini ve operasyonlarını yargı üzerinden gerçekleştirdiler. Son on yıla damga vuran, halkı kendi içinde ayrıştıran o dönem iktidarın da sonsuz destek verdiği bu örgüt birçok kirli operasyona imza attı. Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslar güncelliğini yitirse de zaman zaman dönüp bu operasyonları hatırlamakta fayda var. Yargının silah olarak kullanılmasını, ba...
  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...