logo

KENT , KALDIRIM , YAYA

       Değerli okuyucular,

       Kadirşinas Dostlar;

       Kentimiz Bursa son kırk yıl içinde sanayinin gelişmesi ile çekim merkezi olmuştur. Eskiler bilirler 1974 yılı Bursa girişlerinde yani tam kırkbeş yıl önce şehir giriş tanıtım tabelasında nüfus hanesinde yazan rakam çok iyi hatırlıyorum tam 224.000 idi bu rakamın şu an itibariyle on on iki kat artmış olduğu hepimizin malumudur. Bunu Kestel ilçemize indirgersek Yetmişli yıllarda ilçemizin nüfusunun altı bin sekiz bin  aralığında olduğunu hatırlıyorum. Daha sonra önce Anadolu’dan gelişler fark edilir derece de artış gösterdi. 

       İlk ciddi ve toplu artış 1989 yılında Bulgaristan devletinin uygulamaya geçirdiği Asimilasyon politikası sonucu olmuştur Bulgaristan hükümetinin asimile etmek adına soydaşlarımız üzerine seksenli yıllarda başlattığı baskıcı yönetim. Kültürel , dini olgular taşıyan her şeyi soydaşlarımıza yasaklayarak işe başladı. İsim değiştirme mecburiyeti ile insanımıza zulüm yaptı. Soydaşlarımız nihayet o zaman Başbakan olan merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın kapıları açması ile akın akın Ülkemize gelen soydaşlarımız özellikle Bursa ya geldiler.  

       Bu gelişmeyi müteakip Avrupa iskan fonu desteği ile ilçemizde yapılan 2 bin kusur konut soydaşlarımıza tahsis edildi ve ilçe nüfusu bir anda on binler mertebesin de artış gösterdi. Burada üstünde ağırlıkla duracağımız detay yeni mahallede planlı bir yapılaşma sonucu cadde ve sokakların düzenli oluşu her cadde ve sokakta kaldırımların düzen , intizam içinde oluşturulduğu dur. Aynı şey TOKİ eliyle yapılmış olan Esentepe mahallemiz içinde söz konusudur. Bu iki mahallemizde ciddi anlamda otopark problemi de yoktur.

        Ancak  Kestel’imizin merkezini oluşturan Vani Mehmet mahallemiz, Kale mahallemiz ve Ahmet Vefik paşa mahallelerimiz genelde Bilecik pazaryeri, Tunceli ve Erzurum İspir ağırlıklı olarak Anadolu kırsal kesiminden gelen göçle artan nüfus kentli olmaktan ziyade ihtiyaçları olan konut problemini bitişik nizam, hisseli ve küçük ölçekli parsellerde , buna birde mühendislik hizmetlerinden yoksun kaçak yapılaşma ile çözüm üretince bir anda kaldırımlar yok oldular. Zaten yoktular. Kestel’de  halk henüz zenginleşmemişti dolayısı ile evler tek katlı idi, otopark problemi de yoktu. AVP mahallesi ve Kale mahallesi planlı yapılaşmayla gelişiyordu yapılar iki katlı olarak yapılıyordu. Ancak kaldırımlara henüz ihtiyaç olmadığı için 0,50 m’lik kaldırım binanın korunması için yeterli görülüyordu.

         Vatandaşın talebi üzerine katlar arttırıldı, Binalar yükseldi. Bilim  unutuldu. Siyasi kazanımlar uğruna planlar yap boza döndürüldü. Gelecek tahayyülü “Vizyon” zaten yoktu. Şehiri planlayanlar da bilimi unuttular, öğrendiklerini değil,kendilerine söylenenleri yaparak diplomalarını sattılar. En basit bir şehircilik kuralı olan. yol genişliği / 2 = bina yüksekliği ana prensibini ihmal ettiler.  Belediye yetkilileri de para gelsin, kasa dolsun mantığı  ile otopark yapılmamasına göz yumunca bugünkü görüntü karşımıza çıkıverdi. Gelelim saadete…

         Varolan kaldırımları da çarşı mantığında olan esnaf , malını teşhir amaçlı , veyahut mekan genişletmek veya sigara içmek için iki tabure ile işgal edince YAYA hakikaten yaya kalıyor. Özellikle hanımlar, bide çocukları beraberlerinde ise veyahut Bebek arabaları varsa gerçekten çok mağdur oluyorlar. Kimlerin kulakları o esnada çınlıyordur bilemem. Ama iyi çınlatıldığına  eminim. Birde bütün cadde ve sokaklarımız otopark olarak işgal ediliyor ve kullanılıyor olunca, YAYA kendisine söylenenleri duymamak zorunda.

         İlçemizde varolan bu durum Nasıl düzelecek diye soruyorsanız,verilecek cevap varmı ?  Herkes düşünsün. Demokrasilerde çareler tükenmez denir. Şükredelim ki, ülkemizde beğensek te beğenmesekte, ağır aksak işleyen bir demokratik sistem var zannediyoruz. O halde gün gelir belki birisi bilen birine sorar, danışır ve çözüm üretir. Kendisi bilmese bile, belki de kendisi biliyordur. Göreceğiz.

         Belki doğrusu yolları genişletmektir. Hadi o zaman yolları genişletelim. Saçmalama mı diyorsunuz ? Nasıl olur mu diyorsunuz.? Hadi hep beraber düşünelim. Akıl akıldan üstündür. Belki biri bizi dinliyordur veya dinler. Olur olur, olmaz demeyelim. Konuyu olmazsa tartışılması için Kent konseyi Başkan’ına aktaralım belki gündeme alırlar. Mahalle muhtarları acaba YAYA’ları düşünüyor mudur? Bu konuda bir fikirleri, önerileri var mıdır ? Benim önerim mi ? Ciddi söylüyorum bakın.  Hakikaten Araçlar için çok Yolları daraltalım, KALDIRIM’ları genişletelim. İlaveten KALDIRIM’ların YAYA’lara ait olduğunu öğrenelim ,öğretelim…

          Gününüz keyifli bereketli olsun. Sağlıcakla kalın.

Share
63 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?